menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Egemenliğin yeni sınırı sunucu odasında

38 0
16.06.2026

13 Haziran 2026’da Türkiye, 2026-2030 Yapay Zeka Eylem Planı’nı açıkladı. Açı­lışta kurulan cümle dikkat çekiciydi: si­yasi, askeri ve iktisadi gücü artık dijital egemenlikten ayrı düşünmek mümkün değil.

Aynı haftalarda Avrupa Komisyonu da 120 milyar avroluk çip, 200 milyar avroluk veri merkezi hedefiyle “teknoloji egemenliği” pa­ketini açıkladı. Farklı coğrafyalar, aynı kaygı.

Peki yapay zeka egemenliği (AI sovereig­nty) ne demek? Kısaca: bir ülkenin kullandı­ğı yapay zekanın altyapısı, verisi, modeli ve enerjisi üzerinde söz sahibi olması. Bu ege­menlik altı sütun üzerinde yükseliyor: alt­yapı, enerji, veri, model, operasyon ve yöne­tişim. Tek katmanda dışa bağımlı kalmak, bütün zinciri kırılgan yapıyor. Güç bir avuç ülkede toplanıyor. Dünya Ekonomik Forumu ile Bain’in ortak raporuna göre küresel yapay zeka yatırımının yaklaşık yüzde 65’ini tek başına ABD ve Çin topluyor.

Peki en bağımsız ülke Çin değil mi?

Kısmen evet. Çin, uçtan uca kendi yı­ğınını kuran tek ülke: donanımda Huawei, modelde DeepSeek, dağıtımda milli bulut. 2025’te iç pazarındaki yapay zeka çipleri­nin yaklaşık yüzde 41’i yerliydi (IDC). Ama paradoks tam burada........

© Dünya