menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

TCMB’nin ne yapmaya çalıştığını anlamakta zorlanıyorum

7 21
16.02.2026

Merakla beklenen 2026’nın ilk enflasyon raporu Perşembe yayınlandı. Üzerinde durulmaya değer iki yenilik var. TCMB’nin “ara hedef” olarak adlandırdığı yılsonu enflasyon hedefinin (kısaca “hedef” diyeceğim) belir­lenmesinde yaklaşım değişmiş. Bir diğer yeni­lik de geçen yıl hedefin neden tutturulmadığını (aslında hiç bir zaman tutturulamadı) açıkla­mayı amaçlayan bir kutu yer alıyor. “Şeffaflık” iddiasındaki bu yenilikler bana aydınlatıcı ol­maktan ziyade bir hayli kafa karıştırıcı geldi.

Tahmin aralığı yükseltilirken hedef değiştirmemenin riski

TCMB 2026 yılsonu enflasyon hedefini 2025’in hedefi olan yüzde 16 olarak korudu. 2027 hedefi de yüzde 9 olarak bırakıldı. TC­MB bundan böyle hedefleri değiştirmeyeceği­ni söylüyor. Bu yaklaşımın bir mantığı olabilir. İddialı hedefler enflasyon beklentilerini ger­çekleşmelerin hedefe yakın olması koşuluyla aşağıya çeker. Ancak TCMB’nin geçmiş perfor­mansı böyle olmadı. Hedefler gerçekçi bir şe­kilde yükseltilmediği takdirde yakın gelecekte TCMB güven erozyonuna uğrayabilir.

2027 senaryosu ile açıklamaya çalışayım. Bu yılsonunda gerçekleşen enflasyon hedefin (yüzde 16) bir hayli üzerinde olsa bile 2027 he­defi değişmeyecek ve yüzde 9 olarak kalacak. Örneğin 2026 yılsonu enflasyonu yüzde 23- 24 seviyesinde kalırsa ki büyük olasılıkla böy­le olacak, bir yıl sonrasında TCMB enflasyonu yüzde 9 olmasa bile buna yakın bir seviyeye in­direceğine ekonomik aktörleri inandıracak. Bu olacak şey değil.

Meramım daha kolay anlaşılsın diye 2027 yılı senaryosunu örnek aldım ama beklenti­ler üzerinde olumsuz etki şimdiden yaşanma­ya başlayabilir. TCMB 2026 sonunda enflasyon tahmin aralığını yüzde 13-19’dan yüzde 15-21’e yükseltti. Bu bekleniyordu.

Ama önceden ara­lık yükseltilirken aralığın medyanı hedef de yükseltilmiş olurdu. Bunun bir mantığı vardı. Herhangi bir değişkenin 12 ay sonra alacağı de­ğeri tahmin ederken belirsizlikler ve hata pa­yı nedeniyle “en az şu kadar en fazla bu kadar olur” diye bir tahmin yürütebilirsiniz. Bu tah­min aralığının ortasındaki değer de gerçekleş­mesi en yüksek olasılığa sahip değer olduğun­dan nokta hedef olarak kullanılabilir. Geçmişte TCMB böyle yapıyordu.

Örneğin geçen yıl yüz­de 13-19’un tam ortasında yer alan yüzde 16 he­defti. Bu yıl aralık yüzde 15-21’e yükseltilirken hedef de yüzde 18’e yükseltilmeyince, yüzde 16 gerçekleşme ihtimali en yüksek tahmin olmak­tan çıktı. Dahası hedef olma vasfını da yitirdi. Öte yandan gerçekleşmeler tahmin aralığının hep üzerinde gerçekleştiğinden pratikte zaten medyan tahminin hedef olarak pek bir işe yara­madığını da hatırlatayım.

Hedeften sapma neden bu kadar büyük?

Peki, neden böyle oluyordu? Son enflas­yon raporunda açıklama girişiminde bulunulu­yor. Bu girişimi savunma olarak da görebiliriz. Hurşit Güneş buna “bahaneler” diyor. Açıkla­mada hedeften sapmanın kaynakları hesaplan­mış. Önce şunu belirteyim 2025 3. Enflasyon Raporunda “ara hedef” yüzde 24 yılsonu enf­lasyonu da yüzde 30,9 olduğundan sapma 6,9 puan olarak alınmış. Neden yüzde 16’dan sap­ma hesaplanmıyor anlamadım. Neyse sapmaya yol açan etkenlere kısaca göz atalım.

“Yöneti­len-Yönlendirilen fiyatlar” 1,1 puanlık etki yap­mış. Yani Hükümet mali disiplini yeterince sıkı tutmamış. Bunun için TCMB’yi suçlayamayız. Gıda fiyatlarından katkı 0,9 puan. Kuraklıkla açıklanıyor. Bence verimsizliğin de ciddi etki­si var. Verimsizlik yüzyıllık hatta 500 yıllık so­run. TCMB elindeki aletlerle bir şey yapamaz ama gıda fiyatlarında artışı daha iyi tahmin edip hedefi ona göre yükseltebilirdi. “TL cin­si ithalat fiyatlarının” etkisi yüksek: 2,1 puan. Döviz kurunda daha az artışa izin vererek bu­na engel olabilirdi ama bunun da başka sakın­caları var. Sadece daha iyi tahmin yapabilirdi diyebiliriz.

Geriye TCMB politika alanına giren iki etken kalıyor: “Çıktı açığı” ve “Enflasyonun Ana Eğilimi ve Ataleti”. Çıktı açığının yeterin­ce düşük olmaması talebin yeterince düşük ol­mamasından kaynaklanıyor; sapmaya 0,9 puan etki yapmış. Akla şu soru geliyor: Talep koşulla­rının beklediğiniz kadar dezenflasyonist olma­dığını gördüğünüzde neden para politikasında sıkılaştırma yapmadınız? Fiyat ataletinin yani TCMB’nin hedeflerine güvenilmemesinin kı­sacası enflasyon beklentilerinin çok yüksek ol­masının katkısı 1,9 puan; oldukça yüksek. Bu tamamen TCMB’nin koyduğu hedefleri büyük ölçüde ıskalamasının bedeli.

TCMB bu sapma dökümünden ne gibi ders­ler çıkardı bilmiyorum. Bence çıkarılması ge­reken en önemli ders para politikasının yete­rince sıkı olmaması.


© Dünya