Vergi suçu raporu mükellefi sanık yapmaya yeter mi?
Vergi tekniği raporu (VTR), vergi suçu raporu (VSR) ve rapor değerlendirme komisyonunun olumlu mütalaası, vergi kaçakçılığı suçu dosyalarında idarenin suç isnadını ortaya koyan önemli idari işlemlerdir. Ancak, bir mükellefi sanık sandalyesine oturtmak için, vergi idaresinin onun vergi kaçakçılığı suçu işlediği yönündeki kanaati ne ölçüde yeterlidir?
Vergi kaçakçılığı suçu nedeniyle kamu davası açılması, kural olarak rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasına bağlanmıştır (VUK md.367). Anayasa Mahkemesi de mütalaayı 2011 tarihli kararında ‘muhakeme şartı’, 2021 tarihli kararında ‘dava şartı’ olarak nitelendirmiş; ancak, mütalaanın Cumhuriyet savcısını bağlamadığını açıkça belirtmiştir (K.2011/40; K.2021/78).
Bununla birlikte uygulamada, VTR, VSR ve olumlu mütalaa bulunduğunda, Cumhuriyet savcısının bunların ötesinde ne ölçüde araştırma yapması gerektiği önemli bir tartışma alanıdır.
Kamu davası açılması için “yeterli şüphe” şart
Cumhuriyet savcısı şüphelinin lehine ve aleyhine delilleri toplamak ve ancak toplanan deliller “yeterli şüphe” oluşturuyorsa iddianame düzenlemekle yükümlüdür (CMK md.160, 170). Yargıtay’a göre yeterli şüphe, mevcut delillerle mahkumiyet kararı çıkmasının muhtemel olduğu şüphe derecesidir (CGK, K.2025/264). Kesin ispat aranmaz, ancak mevcut deliller mahkumiyet kararını muhtemel kılacak ağırlıkta olmalıdır.
İddianamede suçun delilleri gösterilmeli ve olaylar bu delillerle ilişkilendirilmelidir. Suçun sübutuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen iddianame Cumhuriyet Başsavcılığına iade edilir (CMK md.174).........
