Sınav bitti, asıl sınav şimdi başlıyor
Bugün 18 yaşında üniversiteye başlayan bir gencin çalışma hayatının 2070'lere uzanabileceğini düşündüğümüzde üniversiteler açısından da sorulması gereken soru aynı derecede açık: Biz öğrencilerimizi bugünün mesleklerine mi hazırlıyoruz, yoksa henüz tam olarak adını bile koyamadığımız yarının dünyasına mı?
Üniversite yerleştirme sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte yüz binlerce genç için uzun bir bekleyiş sona erdi. Aylarca puanlar, sıralamalar, kontenjanlar, bölümler ve üniversiteler konuşuldu. Bu hafta, kimi gençler hayalini kurduğu üniversiteye yerleşmenin sevincini yaşıyor, kimileri beklediğinden farklı bir sonuçla karşı karşıya. Aileler açısından da yıllardır süren eğitim yolculuğunun önemli eşiklerinden biri geride kaldı.
Fakat tam da bugün, üniversiteye yerleşmeyi bir “sonuç” değil, bir “başlangıç” olarak yeniden düşünmemiz gerekiyor.
Çünkü bugün üniversiteye başlayan bir genç, dört yıl sonra sadece mezun olmayacak; 2030'ların iş dünyasına, ekonomisine ve toplumuna adım atacak. Dolayısıyla asıl soru artık “Hangi bölümü kazandı?” değil. Daha zor ve daha önemli bir soru var: Nasıl bir dünyaya hazırlanıyor?
Bu sorunun cevabı, yükseköğretimin önümüzdeki yıllardaki temel meselesini de tarif ediyor.
Dört yıl sonra aynı dünya olmayacak
Üniversite eğitiminin geçmişte güçlü bir vaadi vardı: Bir meslek seçer, o mesleğin bilgisini öğrenir ve büyük ölçüde öngörülebilir bir kariyer yoluna girerdiniz. Bugün bu doğrusal ilişki giderek zayıflıyor.
Yapay zekâ, otomasyon, yeşil dönüşüm, iklim krizi, demografik değişim ve jeopolitik kırılmalar sadece yeni meslekler ortaya çıkarmıyor; mevcut mesleklerin içeriğini de değiştiriyor. Bir hukukçunun, mühendisin, iletişimcinin, tasarımcının ya da işletmecinin dört yıl sonra yapacağı iş, bugün o mesleğe ilişkin zihnimizde bulunan tanımdan önemli ölçüde farklı olabilir.
Dünya Ekonomik Forumu'nun “Future of Jobs” 2025 raporu bu değişimin ölçeğini oldukça çarpıcı biçimde ortaya koyuyor. İşverenler, çalışanların bugün sahip olduğu temel becerilerin yüzde 39'unun 2030'a kadar değişeceğini öngörüyor. Küresel dönüşümün 2030'a kadar 170 milyon yeni iş yaratırken 92 milyon mevcut işi yerinden etmesi bekleniyor. Yani mesele bazı mesleklerin ortadan kalkması değil; işin kendisinin de yeniden tarif edilmesi.
Daha da önemlisi,........
