Üslup sebep mi sonuç mu?
Dış politika çalışmanın zor ve yorucu olduğu bir devirdeyiz. Her gün; bir gün öncesi yaşanan uluslararası gelişmeleri daha sindiremeden, en az bir o kadar büyük başka bir olayla uğraşmaya başlıyoruz. Ertesi gün o gündemin de eskimiş olduğunu bile bile yaşananları analiz ediyoruz. Dediğim gibi hem yorucu hem derinleşmeye izin vermeyen hızıyla afaki yaşanan bir dönemdeyiz. Tabi ki bu sürecin bu denli enteresan boyutlara gelmesinin sebebi ABD Başkanı Donald Trump’ın tarzı ve üslubu. Bu tarz ve üslup sadece bireysel bir hareketin kişisel duruşla sınırlanmış haliyle kısıtlı kalmıyor. Dedikleri, söyledikleri diğer ülkeleri ve uluslararası sistemi derinden etkiliyor. Bu üslup yüzünden dünya alışılmamış bir dönemden geçiyor.
Bir durup düşünmek istedim bu üslup mu dünyayı bu hale getirdi yoksa dünyanın geldiği durum mu bu üslubun bir parçası. Peşin peşin söyleyeyim bence ikinci söylediğim. Dünyada siyaset ve ilişkiler farklılaştı. Daha sert, daha kaba, daha acımasız bir hal aldı yıllar içerisinde. Teknolojinin de etkisi var tabi ki. Sosyal medya etkisi yüz yüze yapılan işlerin çoğu klavye ile iletişime dönünce bazı kuralları artık unuttuk. Nezaket gitti, kibarlık ve zarafetin........
