Küresel türbülans ve tarımsal yeterlilik
Her yıl şubat-mart aylarında TÜİK, bitkisel ürünler denge tablolarını açıklıyor. 2024-2025 piyasa dönemine ait veriler, geçen hafta kamuoyu ile paylaşıldı. İran Savaşı’nın giderek yayıldığı, Hürmüz Boğazı’nın tüm dünyanın darboğazı haline geldiği, Hürmüz’ün sadece enerji ve lojistikten ibaret olmayıp gübre özelinde gıda güvencesini de tehdit edebileceğinin ve nihayetinde küresel gıda enflasyonunu körükleyeceğinin anlaşıldığı bir dönemde, ülkemizin gıda güvencesinin önemli bir göstergesi olan “yeterlilik” konusuna odaklanmamız gerekiyor. Son Tarım Orman Şurası’nın odağındaki bu konu, dışa bağımlılığımızı en aza indirmek ve milli güvenliğimizi güçlendirmek bakımından önemli. Önceki yıllarda, stratejik bazı ürünlerde “bıçak sırtı” olarak tanımladığımız yeni dengeyi, yeni verilerle yorumlayacağız bu yazımızda.
Dünyada gıda milliyetçiliği artarken tarımda kendine yeterliliğimiz
Son açıklanan veriler, önceki döneme göre, özellikle stratejik ürünler olan tahıllarda önemli bir gerileme yaşandığını ortaya koyuyor. Bir önceki dönemde tahıllarda yüzde 111,9 olan yeterlilik derecesi, 2024-2025 döneminde yüzde 91,1 seviyesine gerilemiş görünüyor. Buğday özelinde yeterliliğimiz yüzde 118,4’ten yüzde 104,3’e düşerken, bu oranlar........
