Gıda enflasyonu ve TÜİK’in güvenirliği
Gıda enflasyonu, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de gündemin ilk sırasına yerleşti. Mart ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), beklentilerin aksine oldukça düşük geldi (0,87). Gıda enflasyonu (%1,80) ise aylıkta manşet enflasyonun (%1,94) altında gerçekleşti. Yıllık bazda gıda enflasyonu, manşete göre gerilemekle birlikte hala yüzde 1,5 üzerinde (2,36).
Özellikle son aylarda, kış mevsimi ve Ramazan ayı nedeniyle bir hayli açılan makas, mart ayında neredeyse kapandı.
Açıklanan bu enflasyon verileri; her zaman şahit olduğumuz, kızgınlık, hayal kırıklığı ve az da olsa manipülasyon kokan söylemleri de tırmandırdı elbette.
TÜİK neden hep suçlanır?
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) her açıkladığı enflasyon verisini toplumun bir kesimi tepkiyle karşılıyor.
Dilerseniz öncelikle TÜİK’in kapasitesine ve uyguladığı yönteme göz atalım. TÜİK, 81 ilin tamamında ve 239 ilçede TÜFE için fiyat derlemesi yapıyor. Her ay 45 bin civarında konut ve işyerinden 972 madde çeşidi için 636 bin 640 adet fiyat derliyor.
Bu verilerin bir kısmı eli tabletli anketörlerce, bir kısmı zincir marketlerin kasalarından geçen milyonlarca gerçek işlem arasından ve e-ticaret sitelerinden otomatik olarak sağlanan veriler şeklinde derleniyor ve........
