Konutta denge arayışı devam ederken... Kiralık konut piyasasına bir bakış
2007 yılında 5582 sayılı Konut Finansmanı Kanunu yürürlüğe girerken en çok kullanılan ifadelerden biri “kira öder gibi konut sahibi olmak”tı. O dönemde ben de gerek akademik çalışmalarımda gerekse yazılarımda bu ifadeye sıkça yer veriyordum. Beklentimiz açıktı. Daha uzun vadeli finansman imkanları sayesinde daha fazla hanenin ev sahibi olması.
Aradan yaklaşık yirmi yıl geçti. Geçen hafta bu köşede konut fiyatlarında yaşanan son gelişmeleri değerlendirirken piyasanın yeni bir denge arayışı içinde olduğunu ifade etmeye çalışmıştım. Bugün aynı dönüşümün kiralık konut piyasasında nasıl karşılık bulduğunu konuşmanın da zamanı geldiğini düşünüyorum. Çünkü satış piyasası ile kiralık konut piyasası birbirinden bağımsız hareket etmiyor. Konut satın alma kararını etkileyen gelişmeler, bir süre sonra kiralama tarafına da yansıyor.
Finansmana erişimin zorlaşması, satın alma kararlarının ertelenmesi, değişen hane yapısı ve nüfus hareketliliği bunun en belirgin örnekleri arasında. Son birkaç yılda kiralık konut piyasasında yaşananları yalnızca kira artışlarıyla açıklamak da eksik kalıyor. Pandemi sonrasında değişen yaşam alışkanlıkları, yüksek enflasyon, artan inşaat maliyetleri, deprem sonrası oluşan ilave konut ihtiyacı ve finansman koşullarındaki değişim aynı döneme denk geldi. Her biri kendi içinde önemliydi. Bir araya geldiklerinde ise bugün tartıştığımız tablo ortaya........
