Ülkemizdeki gelir dağılımı gerçekten düzeliyor mu?
Son zamanlarda ekonomi yönetimi ülkedeki bozulan gelir dağılımına yönelik yapılan eleştirilerden rahatsızlığını ifade etmeye başladı.
Bundan daha önce de dolar bazında kişi başına gelirin 18 bin dolar olması konu edilip, kamuoyu nezdinde bunu ülkenin zenginleşmesinin bir göstergesi olarak kullanılmıştır. Doğal olarak kamuoyu bu gelir artışının yansımasını kendi cüzdanında göremeyince, bu söylemlerin güvenilirliği kalmamıştı. Oysa ortaya çıkan kişi başı gelirin dağıtımını ekonomi yönetiminin göz ardı etmeleri kamuoyunda ortaya çıkan bu güven bunalımının ana nedeniydi.
Elbette uzun zamandır akademik çalışmalarını yoksulluk ve gelir dağılımı alanında yapan bir akademisyen olarak resmi makamlardan yapılan bu açıklamaları muhatap kabul etmem gerekti.
Ekonomi yönetimimizin gelir dağılımında iyileşmeden ne anladığını bilemiyorum. Bizler akademik tartışmalarımızda bu tür iddialarımızı daha net bir şekilde ortaya koymaya çalışırız. Bunun içinde TÜİK’in yaptığı araştırmalarda elde edilmiş olan gelir dağılımı ölçülerini kullanırız. Gelir dağılımı hususundaki gelişmeleri de bu ölçütler üzerinden takip ederiz.
Bu ölçülerden en bilineni Gini katsayısıdır. Değeri sıfır ile bir arasında değişen bir katsayıdır. Bu katsayı bire yaklaşınca gelir dağılımında bir bozulmaya, sıfıra yaklaşınca da gelir dağılımında bir iyileşmeye işaret eder. Örneğin 2024 yılında Avrupa Birliği ülkeleri arasında gelir dağılımının en iyi olduğu Slovakya’da Gini katsayısı 0,22 iken, aynı yıl Türkiye’de 0,42 olmuş.
Gelir dağılımı ekonomik büyümenin bir türevi midir?
Türkiye’deki gelir dağılımı sorun tıpkı enflasyon gibi kronik bir sorun haline gelmiştir. Bu konuda kamuoyuna ilan edilmiş herhangi bir politika oluşturabilmiş değil. Genellikle ülkemizde ekonomi yüksek oranlarda büyüme oranlarına ulaştıkça gelir dağılımının da iyileşeceği varsayılır. Bu itibarla gelir dağılımını büyümenin bir türev sonucu olarak görme alışkanlığımız bulunmaktadır.
Bu anlaşışın bir sonucu olarak büyüme oranlarının düşmesi de kaçınılmaz olarak gelir dağılımında bozulmayı beraberinde getirmektedir.
Şekilde 2002-2025 döneminde Gini katsayısının seyri görülmektedir. Şekilden de anlaşıldığı üzere AK Parti iktidara geldiğinde 0,43 olan Gini katsayısı 2025 yılında 0,42 seviyesine ulaşmıştır. Aradan geçen 23 yıl rağmen, gelir dağılımı AKP’nin iktidar yürüyüşüne başladığı yıldan çok da farklı bir yere gelmemiş.
Aslında haksızlık etmemeli. 2014 yılında Gini katsayısı 0,39 seviyesine kadar gerilemişti. 2003 yılındaki 0,43’ten, 2014’te elde edilen 0,39’a, 0,04 puanlık düşüş çok görülmeye bilir. Ama Gini katsayısı logaritmik olarak hesaplandığından bu iyileşme kayda değer bir iyileşme olarak düşünülebilir. Ancak bu tarihten sonra ülkedeki makroekonomik dalgalanmalarla birlikte büyümede sıkıntıya düşülünce gelir dağılımında da bozulmalar kaçınılmaz hale geldi.
Ekonomi yöneticilerimizin şunu bilmesinde yarar var. Gelir dağılımının ölçümünde standart bazı ölçütler vardır. Değerlendirmelerde bu ölçütleri dikkate alarak değerlendirme yapmakta yarar var. İkincisi, ele alınan farklı ölçütlerde ortaya çıkan konjektürel dalgalanmaları dikkate alarak, gelir dağılımındaki gelişmeler üzerine böylesine önemli iddialarda bulunmam, bu sorunun çözümüne hizmet etmeyecektir. Dahası konuyu siyasileştirip, daha da çözümü zor bir hale getirecektir.
