Savaşın ekonomiye etkisine dair 3 senaryo
ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın 3 ay içinde bitmesi durumunda bile Türkiye ekonomisinde geçici dalgalanma; enflasyonda sınırlı artış, büyümede yavaşlama şeklinde bir etki oluşturması bekleniyor. Savaşın 12 aya uzaması durumunda, enflasyon ve cari açıkta belirgin artış, faiz indirim sürecinin durması ve ekonomide yavaşlama öngörülüyor.
Ortadoğu’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik birlikte başlattığı savaşın uzama ihtimali giderek artarken, ulusal ve küresel ekonomiye fiilen ve potansiyel olumsuz etkilerinin çapı da katlanarak büyüyor.
Savaşın uzaması özellikle Türkiye ekonomisi açısından çok katmanlı riskleri beraberinde getiriyor. Ulusal ve küresel ekonomiye olumsuz etkilerde en kritik unsur petrol fiyatları. Uzmanlara göre Türkiye ekonomisine etkileri yalnızca enerji fiyatlarıyla sınırlı kalmayacak; enflasyondan büyümeye, kurdan sektör dengelerine kadar geniş bir alanda hissedilecek. Uzun sürecek savaş ihtimalinde Türkiye ekonomisi için en büyük riskin ise “stagflasyon” olacağı ifade ediliyor.
Enerji maliyetindeki yükselişin, her koşulda Türkiye ekonomisi üzerinde zincirleme olumsuz etkilerde temel belirleyici olacağını belirten uzmanlar, Türkiye’nin enerji ithalatına yüksek bağımlılığı yüzünden, petrol fiyatındaki her artışın doğrudan cari açık ve enflasyon ürettiğine işaret ediyor. Ekonomik hesaplamalara göre petrol fiyatında her 10 dolarlık artış; cari açığı yaklaşık 2,5 milyar dolar büyütüyor, her yüzde 10’luk artış da enflasyonu 1 puan civarında artırıyor. Savaşın uzaması durumunda petrolün 120 dolar ve üzerine çıkmasının, Türkiye’de halen devam eden dezenflasyon sürecini tersine çevirebileceğine kesin gözüyle bakılıyor.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de savaşın uzaması durumunda bunun küresel ekonomi açısından ciddi bir enflasyon, finansal koşullarda sıkılaşma ve büyümede yavaşlama riskini beraberinde getireceğini açıkladı. Şimşek, bunun yanı sıra küresel enerji fiyatları ve tedarik zincirindeki kırılmaların uzun süren bir resesyon ve........
