Bankalardan 1,1 trilyonluk koruma kalkanı
Bankacılık sektörü yılın ilk sekiz ayında 676 milyar lira ile yüksek tutarda bir net dönem karı açıklarken, bilanço ayrıntıları; reel sektördeki finansman dar boğazı, yüksek kredi faizleri ve zombi firmaların yol açtığı risk dalgasının, sektöre 1,1 trilyon liralık devasa bir “risk barajı” inşa ettirdiğini ortaya koyuyor. İzleyen dönemde piyasanın kaderini reel sektörden transfer edilen trilyonluk risklerin nasıl yönetileceği belirleyecek.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) sektörün ocak-ağustos bilanço verilerine göre sektörün karı 676,3 milyar TL ile geçen yılın aynı dönemindekinin yüzde 20 üzerinde gerçekleşti. Ancak bilanço ayrıntıları çarpıcı bir göstergeyi ortaya koydu. Bankaların sekiz aylık karı pembe bir tablo sunarken, sektörün izleyen dönemde olası mali fırtınalara karşı yüksek düzeyde önlem aldığı görüldü.
Sektörün Türkiye Finansal Raporlama Standartları (TFRS)-9 gereği gelecekte batabileceğini öngördüğü canlı ve yakın izlemedekiler de dahil sorunlu kredileri için ayırdığı toplam rezervi gösteren “Beklenen Zarar Karşılıkları” kalemi, bankacılık tarihinde bir psikolojik eşik olarak 1 trilyon lira sınırını ilk kez temmuzda aştı, ağustos ayında da 1 trilyon 76,4 milyar TL seviyesine ulaştı. Buna göre sektörün gelecekteki olası riskler için kenara ayırdığı para, dönem karının yaklaşık 1,6 katı. Bu da sektör için kar kalitesinden çok gelecek kaygısının öne çıktığını, bankaların gelecekteki reel sektör riskleri için devasa bir sermayeyi feda etmek zorunda kaldığını gösteriyor.
Bankacılık sektörünün geçen yılın ağustos döneminde 472,9 milyar TL olan takipteki alacakları bir yıl içinde yüzde 81,3 oranında devasa bir artışla bu yıl aynı dönemde 857,8 milyar liraya fırladı. Bunun 654,9 milyar TL’lik bölümünü, ödemesi 90 günü geçmiş “batık” nitelikteki krediler oluşturuyor. Bu da bankaların geleceğe yönelik kaygıyla “Beklenen Zarar Karşılıkları” kalkanını neden 1 trilyon liranın üzerine çıkardığını gösteren en temel bilanço verisi.
Ayrılan 1,1 trilyon liralık karşılığın tamamı batık kredilerle ilgili değil, ancak bu devasa kalkanın ardında reel sektörden bankalara sızan risklerin kademeli “erken uyarı” mekanizması yatıyor. Bankacılık sisteminde krediler, TFRS-9’a........
