menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gıdanın fiyatını panik mi, gerçekler mi belirliyor

45 0
14.10.2026

Tarımın en pahalı girdisi artık yalnızca enerji, gübre ya da tohum değil; geleceğe ilişkin belirsizlik, endişe. Korkunun fiyatını bazen piyasa, bazen siyaset, bazen de gelece­ği herkesten önce gördüğünü iddia edenlerin açıklamaları ve sansasyon yaratacak biçimde yorumlanan istatistikler belirliyor.

Bu anlamda, Uluslararası Ticaret Odası (ICC) Genel Sekreteri John Denton’un “Hür­müz Boğazı’ndaki kesintinin uzun sürmesi ha­linde küresel tahıl fiyatlarının 2020 seviye­sinin yüzde 81 üzerine çıkabileceği. En ağır senaryoda azotlu gübre kullanımının yakla­şık yüzde 37 azalabileceği, tahıl verimliliğinin yüzde 10’a kadar gerileyebileceği ve Doğu As­ya, Pasifik ile Sahra Altı Afrika’da tüketici gıda fiyatlarının 2020 baz seviyesinin yaklaşık yüz­de 70 üzerine çıkabileceği” açıklamalarının ta­rım gıda ekosisteminde yaratacağı etki sorgu­lanmaya değer.

Değerlendirmeler, Edinburgh Üniversitesi, Aberdeen Üniversitesi ve İskoçya Kırsal Kole­ji araştırmacılarının hazırladığı, ICC tarafın­dan finanse edilen bir modellemeye dayanıyor. Araştırma henüz hakem değerlendirmeden geçmemiş bir ön baskı, sonuçları kesin tahmin değil. Açıklamalar dikkatle okunmalı. Çünkü gelecekte yaşanabilecek bir gıda krizinin bu­günden nasıl anlatıldığı, hangi verilerle destek­lendiği ve bu anlatının piyasaları ve kamu poli­tikalarını nasıl etkilediği, en az krizin kendisi kadar önemli.

Bu senaryo haberleştirildiğinde ithalatçılar erken alım yapabilir, şirketler stoklarını artı­rabilir, ihracatçılar kısıtlamalara yönelebilir ve finansal yatırımcılar fiyat artışı beklentisiy­le pozisyon alabilir. Rapor manipülasyon ama­cıyla hazırlanmasa........

© Dünya