menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Buğday tarlasının yabani otundan geleceğin biyoyakıtına, Pelemir

44 0
01.10.2026

Gezegende yenilebilir binlerce bitki olması­na rağmen dünyadaki gıdaların yüzde 75’i 12 bitki ve 5 hayvan çeşidinden sağlanıyor. Ta­rımda kelimenin tam anlamıyla bit pazarına nur yağdı diyebileceğimiz gelişmeler yaşanı­yor. Tarımın iklim direncini artırmak için isti­lacı hayvan ve bitki türleri beslenme kültürüne dâhil ediliyor, yabani çeşitler kültüre alınıyor.

Buğday tarlalarında yabani ot olarak algılanan, geçmişte zayıf ekmek unlarını güçlendirmede ve dericilikte kullanılan pelemir onlardan biri. Şimdilerde endüstriyel yağ ve biyoyakıt ham­maddesi olarak yeniden gündemde. Yüzde 20 ile 30 arasında yağ içeren pelemir kuraklığa dayanıklı alternatif yağ bitkisi olarak, biyoya­kıt hammaddesi, gıda katkısı, hayvan yemi po­tansiyeli, sabun sanayiindeki rolü gibi pek çok avantajı sayesinde biyoteknolojinin yeni yıldız­larından biri olabilir.

2017’de “Karahan” çeşidi yağlık çeşit olarak tescil edildi. Sadece yağ oranı değil, yüzde 14– 21 protein içren pelemer, yüzde 9–30 ham lif aralıklarıyla ABD pazarında cipslerde, un ma­mullerinde kullanımına yönelik ARGE’ler yapı­lıyor. TAGEM pelemerin farklı tam tahıl unla­rına ilavesinin ekmeğin fonksiyonel ve teknolo­jik özelliklerine etkisini araştırıyor.

Pelemirin hedefi 100 bin dekar

DB Tarımsal Enerji’nin alım garantili sözleş­meli üretim modeliyle yürüttüğü pelemir pro­jesinin beşinci üretim sezonunda, 232 üreti­ciyle 35 bin dekar alanda hasat gerçekleştirildi. Pelemirin........

© Dünya