menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dijital bağımlılık ve yapay zekânın gölgesinde egemenlik

38 0
18.04.2026

Yönetim Danışmanı BARIŞ SAZAK

Tarih boyunca ülkeler için egemenlik kavramı, sınır­ları ve ticari yolları kont­rol etmekle ölçüldü. Sanayi dev­rinde kontrol stratejileri, fabri­ka ve hammadde kaynaklarına uzandı. Bugünse egemenlik; su­nucular, büyük dil modelleri ve algoritma ekseninde bambaşka bir boyuta taşındı.

Son haftalar­da peş peşe yaşanan gelişmelerin, bu dönüşümün ne kadar ilginç bir doğrultuda ilerlediğini göz­ler önüne sermesi açısından kay­da değer oldukları kanısındayım. ABD’li yapay zekâ şirketinin ken­di hükümetiyle hukuki çatışma­sı; Fransa gibi önemli bir Batılı demokrasinin Amerikan ana ya­zılım-işletim sisteminden kopuş kararı ve Çin'in mevcut düzene meydan okuyan alternatif siber yönetişim çağrısı. Bu üç hikâye birbirinden bağımsız değil. Bir­likte okunması gereken büyük bir tablonun parçaları.

Kendi hükümetine dava açan şirket

Temmuz 2025'te ABD Savun­ma Bakanlığı, yapay zekâ şirketi Anthropic ile 200 milyon dolar­lık bir sözleşme imzaladı. Şirke­tin Claude modelleri, gizli aske­ri ağlarda konuşlandırılan ilk ya­pay zekâ sistemi olarak teknoloji tarihindeki yerini aldı. İstihba­rat analizi, siber operasyonlar ve taktik planlamada kullanılan bu sistem, Amerikan ordusunun el üstünde tuttuğu bir teknolojiye dönüştü. Ancak Ocak 2026'da Savunma Bakanı Pete Hegseth'in imzaladığı bir memorandum her şeyi değiştirdi. Tüm yapay zekâ sözleşmelerinin "her türlü ya­sal kullanıma" izin vermesi zo­runlu kılınıyordu. Anthropic ise özerk silah sistemleri ile toplu iç gözetim konularında tavrını net bir şekilde ortay koydu. Aslında güvenlik birimleriyle benzer du­rumlar ve sistem erişim izinleri gibi anlaşmazlıklar daha önce de Meta ve Apple gibi diğer ABD’li dijital devlerin büyüme evrele­rinde yaşanmıştı.

Anthropic CEO’su Dario Amo­dei, bazı durumlarda yapay zekâ­nın demokratik değerleri savun­mak bir yana zayıflatabileceğini açıkladı. Bakanlığın yanıtı sert oldu ve Anthropic, tarihte yalnız­ca yabancı tehditler için kullanı­lan "tedarik zinciri güvenlik ris­ki" etiketiyle damgalandı. Başkan Trump ise federal kurumların şirketin ürünlerine ambargo koy­masını talep etti. Şirket 9 Mart'ta dava açtı. Yargı 26 Mart'ta geçi­ci tedbir kararı verdi ve Penta­gon'un yaklaşımını "rahatsız edi­ci" bulduğunu açıkça ifade etti. Konu artık sözleşme uyuşmazlı­ğının ötesinde bir boyuta evirildi. ABD Kongresi otonom silahlar veya kitlesel gözetim konusun­da herhangi bir yasal sınır çizme­mişti. Aslında buradaki boşluğu dolduran, bir özel şirketin kendi etik sözleşmesi ile sınırlı. Ulusal güvenliği ülke içinde bile özel bir şirketin politikasına emanet........

© Dünya