Teknoloji silah olarak kullanılmamalı
Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül, finansal okuryazarlığın yalnızca bütçe yapmak olmadığını belirterek, bireylerin finansal konularda bilinçli kararlar alabilme yetkinliğini geliştirmesi, ekonomik farkındalıklarını artıran önemli bir beceri olduğunu söyledi. Gönül, okuryazarlık kadar finansal güvenliğin de önemli olduğuna vurgu yaptı.
SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül, finansal okuryazarlık bilincini, 3 yaşından 70 yaşına kadar vermeye çalıştıklarını belirterek, “Finansal okuryazarlığın tüm bu taraflarının dışında bir önem verdiğimiz konu da finansal güvenliğin sağlanmasıdır. Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, dostumuz ancak kötü amaçlarla da silah olarak kullanılabiliyor” dedi.
Küresel Para Haftası (Global Money Week) kapsamında Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) ile YTÜ Finans Kurumsal Yönetim ve Sürdürülebilirlik Uygulama ve Araştırma Merkezi (CFGS) işbirliğinde “Paradan Değere Finansal Okuryazarlığın Dönüştürücü Gücü” başlıklı etkinlik düzenlendi. Etkinlikte konuşan, finansal okuryazarlığın yalnızca bütçe yapmak, tasarruf etmek ya da yatırım araçlarını tanımaktan ibaret olmadığını belirterek, bireylerin finansal konularda bilinçli kararlar alabilme yetkinliğini geliştiren, hayatlarını daha sağlam temeller üzerine planlamalarını sağlayan ve ekonomik farkındalıklarını artıran önemli bir beceri olduğunu söyledi.
Finansal okuryazarlığın aynı zamanda bireyin finansal güvenliğini sürdürülebilir bir biçimde koruma yetkinliği anlamına da geldiğini vurgulayan Gönül, gençlerin girişimci bir ruhla fikirlerini hayata geçirip büyütebilmesi ve toplumun geleceğini daha sağlam temeller üzerine kurabilmesi adına finansal okuryazarlığın ciddi önem arz ettiğini anlattı. Gönül, Küresel Para Haftası kapsamında ele aldıkları “Paradan Değere Finansal Okuryazarlığın Dönüştürücü Gücü” başlığının bu anlayışı ifade ettiğini kaydederek, “Çünkü para bir araçtır. Asıl önemli olan, bu aracı doğru kullanarak sürdürülebilir değer üretebilmektir. Değer, vizyonla, bilgiyle, sorumlulukla ve uzun vadeli düşünme kültürüyle ortaya çıkar” diye konuştu.
Sosyal medyadan gelen dolandırıcılık büyük risk
Gençlerin bir fikir hayata geçirirken sadece finansal amaçları değil tüm insanlığa faydalı olmayı hedeflemesi gerektiğine işaret eden Gönül, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu bakış açısıyla finansal okuryazarlık yolunda devam ediyoruz. 7’den 70’e hatta daha da büyüteyim, 3 yaşından itibaren 70 yaşına kadar bu bilinci vermeye çalışıyoruz. Finansal okuryazarlığın tüm bu taraflarının dışında bir önem verdiğimiz konu da finansal güvenliğin sağlanmasıdır. Bunu küçümsemeyin. Sadece birkaç ay içerisinde binlerce IBAN hesabının gençler tarafından kullandırılması çok büyük mağduriyete neden olmaktadır. Bu konuda sadece biz değil, devletin tüm kademeleri, gerekli düzenlemeleri yapmak için gerekli çalışmaları yapıyor. Ancak görüyoruz ki dolandırılma, telefon dolandırıcılığı, sosyal medyadan gelen dolandırıcılık hepimiz için hala büyük bir risktir.”
"Gelen telefonlara ve görülen fotoğraflara inanmamalıyız"
Gönül, gelen telefonlara güvenemedikleri, gördükleri resimlere inanamadıkları ve inanmamaları gereken bir dönemde yaşadıklarını belirterek, bu konuda vatandaşların bilinçlerini artırmaları gerektiğini vurguladı.
Bu işi bilen bile tuzağa düşüyor
“Ben bu işi çok iyi biliyorum” diyen insanların bile bu tuzaklara düştüğünün altını çizen Gönül, “Demek ki her an tetikte olmak, kendi verimize sahip çıkmak ve gördüğümüz her şeye inanmamak zorundayız. Sesler taklit ediliyor, hiç görüşmediğiniz insanlarla videolarınız çıkabiliyor veya kendinizi çok emin hissettiğiniz bir anda her şeyinizi kaybedebiliyorsunuz. İşte tüm bunlara çok dikkat ederek hayatımıza devam etmek zorundayız. Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, dostumuz ancak kötü amaçlarla da silah olarak kullanılabiliyor” şeklinde konuştu.
“Petrolün enflasyona etkisini sınırlıyoruz”
Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik, finansal okuryazarlığın artırılmasına yönelik yapılan çalışmalara değinerek, dijital bankacılık işlemlerinde güvenliğin artırılmasına yönelik çeşitli düzenlemelerin hayata geçirildiğini anımsattı. Çelik, bu arada dezenflasyon sürecinin bu yıl devam etmesini öngördüklerini belirterek, “Jeopolitik gelişmeler nedeniyle artan petrol fiyatlarının enflasyon üzerindeki geçici etkilerini sınırlandırmak için de önlemlerimizi alıyoruz ve dezenflasyon sürecinin devamı için tüm politikalarımızı eş güdüm içerisinde kullanmaya devam ediyoruz” dedi.
“Finansal okuryazarlık tasarruf oranlarını artırıyor”
Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik, finansal okuryazarlığın tasarruf oranlarını artırdığını dile getirerek, aynı zamanda finansal piyasalardaki güven ortamının güçlendirilmesine, yatırım araçları ve riskler konusunda daha bilinçli kararlar alınabilmesine, spekülasyon hareketlerinin sınırlandırılmasına, bilinçli ve ölçülü borçlanma davranışına, hane halkı borçluluğunun sürdürülebilir seviyelerde kalmasına yardımcı olduğunu anlattı.
Çelik, bankacılık sektörünün aktif büyüklüğünün 2025 sonunda 47 trilyon lira seviyesine ulaştığını, sermaye piyasalarının da finansal sistemden her geçen gün daha fazla pay aldığını kaydederek, Borsa İstanbul’a kote şirketlerin piyasa değerlerinin ve bu pazarda yer alan yatırımcı sayısının belirgin şekilde arttığını söyledi. Borsa İstanbul şirketlerinin 2020 sonunda 240 milyar dolar olan piyasa değerinin 2025 sonu itibarıyla 409 milyar dolara yükseldiğini ifade eden Çelik, şu bilgileri verdi: “Bu dönemde Borsa şirketlerinin sayısının da 394’ten 591’e çıktığı görülmektedir.
Pay dışındaki sermaye piyasası araçlarının yıllık ihraç tutarı ise aynı dönemde 41,4 milyar dolardan 62,8 milyar dolar seviyesine çıkmış bulunmaktadır. Pay senedi yatırımcı sayısı 2020-2025 döneminde yaklaşık 2 milyondan 6,5 milyona yükselmiştir. Aynı dönemde kurumsal yatırımcı portföy büyüklüğü de 51,8 milyar dolardan 270 milyar dolara ulaşmıştır.”
