Yapay zekâ çağında insan merkezde
Yapay zekâ son iki yıldır iş dünyasının en gözde konusu. Şirketler milyarlarca dolarlık yatırım açıklıyor, çalışanlar yeni araçları öğrenmeye çalışıyor, yöneticiler ise bu dönüşümün gerisinde kalmamak için yarışıyor. Ancak teknolojinin yarattığı bu büyük heyecanın içinde gözden kaçan ilginç bir gerçek var: Şirketler daha fazla teknolojiye yatırım yaparken, çalışanlar daha insani beklentilere yöneliyor. Bir başka ifadeyle iş dünyası iki farklı eksende ilerliyor.
Bir tarafta hız, otomasyon ve verimlilik arayışı var. Diğer tarafta ise güven, denge ve anlam arayışı. Bu nedenle artık şirketler için asıl soru, yapay zekânın ne kadar gelişeceği değil bu teknolojiyi kullanırken insanı nasıl merkeze koyacakları. Geçtiğimiz günlerde açıklanan PageGroup’un “Global Talent Trends 2026” araştırması tam da bu dönüşümü ortaya koyuyor. 36 sektörden 60 binden fazla kişinin katıldığı araştırma, işe alım süreçlerinin hızla değiştiğini ancak kararların merkezinde hala insanların yer aldığını gösteriyor.
Araştırmaya göre adayların yüzde 71’i iş başvurularında yapay zekâ kullanırken, işe alım yöneticilerinin yüzde 62’si de aday değerlendirme süreçlerinde yapay zekâdan yararlanıyor. Yani artık hem adaylar hem de işverenler aynı teknolojiyi kullanıyor. Ancak ilginç olan şu ki, teknoloji yaygınlaştıkça güven, muhakeme ve insan ilişkileri daha fazla önem kazanıyor.
Diploma mı yetkinlik mi?
Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri de işe alım anlayışındaki değişim. Uzun yıllar boyunca iyi üniversitelerden mezun olmak ve........
