Paylaşımlı üst düzey yöneticilik dönemi
Üst düzey yöneticilik uzun yıllar tek bir şirkete bağlılıkla tanımlandı. CFO ya da CMO denildiğinde akla, tüm zamanını tek bir kuruma ayıran, kariyerini o şirketin geleceğiyle özdeşleştiren profesyoneller gelirdi.
Ancak bu ezber bozuluyor. Küresel ekonomik belirsizlik, dijital dönüşümün hızlanması ve nitelikli yönetici maliyetlerinin rekor seviyelere ulaşması şirketleri yeni bir modele yöneltiyor. ABD ve Avrupa'da giderek yaygınlaşan fractional C-suite yani paylaşımlı üst düzey yöneticilik modeli, deneyimli yöneticilerin aynı anda birden fazla şirkete belirli sürelerle liderlik etmesini mümkün kılıyor.
Artık birçok şirket yöneticidense ihtiyaç duyduğu uzmanlığı satın alıyor. Bu model özellikle hızlı büyüyen girişimler, aile şirketleri ve dönüşüm yaşayan orta ölçekli işletmeler için dikkat çekici bir alternatif haline geliyor. Tam zamanlı bir CFO'nun yıllık maliyetine katlanmak yerine haftanın iki günü çalışan, sermaye yapısını yeniden kurgulayan ya da yatırımcı görüşmelerini yöneten deneyimli bir finans liderinden faydalanabiliyorlar.
Aslında Türkiye bu modele tamamen yabancı değil. Holdinglerde aynı finans veya insan kaynakları yöneticisinin grup bünyesindeki farklı şirketlerden sorumlu olması uygulanan bir yöntem. Yeni olan, bu yaklaşımın holding sınırlarının dışına taşması. Aynı deneyimli yönetici artık birbirleriyle rekabet etmeyen farklı şirketlere de stratejik katkı sunabiliyor.
Yeni rekabet avantajı: Liderliğe erişim
Bu dönüşümün arkasında yalnızca maliyet........
