menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

1881’den sonsuza..

9 0
10.11.2025

1881’de bir ışık yandı ve bir milletin kaderi değişti. Milleti için, bağımsızlık için, egemenlik için savaştı, nice başarılar, destanlar yazdır­dı tarihe, zaferleri müjdele­di: “Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir.” “Milletin bağımsız­lığını, yine milletin azim ve kara­rı kurtaracaktır.” “Hattı müdafaa yoktur; sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır.” “O hâlde, ya istiklâl ya ölüm!”

Yarınları planladı, Cumhuri­yeti kurdu, bizlere emanet et­ti: “Cumhuriyeti biz kurduk; onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.”

Devlette aklı ve bilimi reh­ber kıldı, ufku ileriye taşıdı, tam bağımsızlığa vurgu yap­tı: “Benim manevî mirasım, bi­lim ve akıldır.”“Hayatta en haki­ki mürşit ilimdir, fendir.” “Tam bağımsızlık denildiği zaman, el­bette siyasî, malî, iktisadî, adlî, askerî, kültürel ve benzeri her hususta tam bağımsızlık ve tam serbestlik demektir.”

Üretimi ve kalkınmayı stra­tejiye bağladı: “Siyasi ve aske­ri zaferler ne kadar büyük olursa olsun, iktisadi zaferlerle taçlan­dırılmazsa payidar olamaz.”

Hukuku ve adaleti yükseli­şin şartı saydı, Cumhuriyet’i kimsesizlerin yurdu yaptı: “Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimse­sidir.”

Eğitimi omurga yaptı, öğretmeni baş­role taşıdı: “Öğret­menler! Yeni nesil si­zin eseriniz........

© Dünya