İstanbul tahkimde bölgesel merkez olabilir mi?
İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC), 10 yılı aşan kurumsal birikiminin ardından Türkiye’de tahkimin yaygınlaşmasının ötesinde, İstanbul’un uluslararası uyuşmazlık çözüm merkezlerinden biri olması hedefiyle yeni bir döneme giriyor.
ISTAC’ın 2025 yılında aldığı 263 yeni başvuru, seri tahkimde üç aya kadar inen sonuçlanma süreleri ve giderek çeşitlenen uluslararası taraf profili bu gelişimin somut göstergeleri arasında. Peki İstanbul, Paris, Londra, Singapur ve Dubai gibi merkezlerle rekabet edebilir mi? ISTAC Başkanı Prof. Dr. Ziya Akıncı ve Genel Sekreter Yasin Ekmen yanıtladı.
29 Eylül’de açılışını yapacak olan 3. İstanbul Tahkim Günleri’ne artık sayılı günler kaldı. ISTAC Başkanı olarak bu yılki etkinliğe ilişkin değerlendirmeleriniz ve beklentileriniz nelerdir?
Prof. Dr. Ziya Akıncı: İstanbul Tahkim Günleri’nin çok kısa bir süre içinde ulaştığı nokta bizim için son derece memnuniyet verici. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 1500 katılımcıyı İstanbul’da ağırladık. Katılımcılarımızın yüzde 40’ının yurt dışından gelmesi, etkinliğin uluslararası niteliğini ve İstanbul’un tahkim dünyası açısından giderek güçlenen konumunu açıkça ortaya koyuyor.
Bunun yanında, yaklaşık 850 şirket hukukçusunun ve 650 farklı kurum ve kuruluşun etkinlikte temsil edilmiş olması da İstanbul Tahkim Günleri’nin yalnızca tahkim uygulayıcılarını değil, uyuşmazlık çözümünün doğrudan kullanıcılarını da bir araya getiren önemli bir platform haline geldiğini gösteriyor.
Bu yıl da dünyanın farklı ülkelerinden şirket temsilcilerini, hukukçuları, şirket hukuk müşavirlerini, akademisyenleri, hakemleri ve tahkim kurumlarının temsilcilerini İstanbul’da buluşturacağız. Programımızı oluştururken yalnızca tahkim hukukundaki güncel gelişmeleri değil; jeopolitik dönüşümlerden teknolojiye, finans ve inşaat uyuşmazlıklarından uluslararası ticarete kadar iş dünyasının ve uyuşmazlık çözümünün gündeminde olan konuları ele almaya önem verdik.
ISTAC 2025 yılında 263 yeni başvuru aldı. Bu rakamı Türkiye’de tahkimin gelişimi açısından nasıl okumalıyız?
Prof. Dr. Ziya A.: Bu dava sayısı bir tahkim merkezi oldukça önemli bir sayıdır. Esasında İstanbul Tahkim Merkezi dosya sayısı dikkate alındığında Avrupa’nın üçüncü büyük tahkim merkezi olmuştur. Bu sayıyı yalnız ISTAC’ın dosya sayısı olarak değerlendirmemek gerekir. Bu sayı Türkiye’de tahkim kültürünün yerleşmeye başladığının da önemli göstergelerinden biridir. Tahkim geçmişte daha çok büyük uluslararası sözleşmeler ve yabancı yatırımcılarla ilişkilendirilirdi.
Bugün enerji, inşaat, üretim, hizmet, bilişim, satış ve şirketler hukukundan kaynaklanan çok farklı uyuşmazlıkların tahkime geldiğini görüyoruz. Türkiye büyük bir ekonomi ve ticaret ülkesidir. Bu ekonomik büyüklüğün güçlü bir alternatif uyuşmazlık çözüm sistemiyle desteklenmesi gerekir. ISTAC’ın temel fonksiyonlarından biri bu ihtiyaca cevap vermektir.
Türkiye’nin ekonomik ölçeği dikkate alındığında 263 dosya yeterli mi? 2030’da 500 veya 1000 yeni dosya alan bir ISTAC mümkün mü?
Prof. Dr. Ziya A.: Potansiyelimiz mevcut sayıların çok üzerinde. Ancak kurumsal tahkimde başarı yalnız dosya sayısıyla ölçülmez. Kararların kalitesi, yargılamanın süresi, tarafların kurumsal tahkim kurumuna duyduğu güven, milli dosyaların milletlerarası dosyalara oranı ve kararların uygulanabilirliği de önemlidir. Önümüzdeki dönemde hem milli hem milletlerarası dosya sayısını artırmak istiyoruz. 2030 perspektifinde İstanbul’un Balkanlar, Kafkasya, Orta Asya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika için doğal uyuşmazlık çözüm merkezlerinden biri haline gelmesi gerçekçi bir hedeftir.
Dosyaların yüzde 86’sının milli, yüzde 14’ünün milletlerarası nitelikte olması ISTAC açısından nasıl bir tablo ortaya koyuyor?
Yasin Ekmen: Milli tahkimde güçlü bir taban oluşturmuş durumdayız. Şimdi önemli büyüme alanlarımızdan biri milletlerarası tahkim. 2025 dosyalarında Türkiye dışında İngiltere, Almanya, İtalya,........
