Merkez Bankası doğru yolda mı?
Merkez Bankası’nın 22 Nisan’da açıkladığı faiz kararı, ekonomi yönetiminin temkinli bekle-gör stratejisini bir adım öteye taşıdığını gösteriyor. Konuyu derinlemesine düşündüğümde politika faizinin 7 seviyesinde sabit tutulmasını, hem piyasa beklentileriyle uyumlu hem de küresel konjonktürün risklerini gözetiyor diye yorumluyorum.
Karar, ilk bakışta beklenen bir adım gibi görünebilir. Politika faizinin sabit tutulması, neredeyse kimseyi şaşırtmadı. Ancak bu kararın asıl önemi, faiz oranının kendisinden çok, verdiği mesajda saklı. Çünkü bugün alınan karar, sadece bir faiz kararı değil; aynı zamanda Merkez Bankası’nın yol haritasına ilişkin güçlü bir sinyal niteliği taşıyor.
Peki, TCMB gerçekten doğru yolda mı? Ekonomi dünyasında en zorlu süreçler, hareketsiz kalmanın aslında en stratejik hamle olduğu dönemlerdir. Merkez Bankası’nın politika faizini değiştirmeyerek sergilediği tutum, tam olarak bu mantığa dayanıyor. Açıklanan karar metninde en dikkat çeken unsurlardan biri, ABD-İran hattındaki gelişmeler başta olmak üzere, mevcut jeopolitik risklerin ve enerji fiyatlarındaki oynaklığın vurgulanması oldu. TCMB, maliyet kaynaklı enflasyonist baskıların henüz dinmediğini görüyor. Bu ortamda yapılacak bir faiz indirimi, enflasyon beklentilerini bozabilir; ani bir faiz artışı ise zaten yavaşlama sinyalleri veren iktisadi faaliyeti sert bir şekilde durdurabilirdi.
Fren yapıldı, ama araç halen hızlı
Son bir yılda uygulanan sıkı para politikası, Türkiye ekonomisinde önemli bir kırılma yarattı. Kredi genişlemesi kontrol altına alındı, kur........
