menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

2026’da yönetim kurulları da dönüşmek zorunda

11 0
03.02.2026

Şirketlerimiz 2026 ve sonrası için strateji geliştirirken bugün üç kritik gelişmeyi göz önüne almak zorunda: AB’nin Hindistan ve Mercosur ile yaptığı STA’lar, FDI akışları­nın yön değiştirmesi ve yeni değer zincirle­ri, Agentic AI ile gelen iş modeli ve organi­zasyon kırılması.

AB’nin Hindistan ve Mercosur ile ilerletti­ği serbest ticaret anlaşmaları Türkiye için salt diplomatik bir gelişme değil; doğrudan rekabet koşullarını değiştiren bir kırılma. Türkiye, Gümrük Birliği nedeniyle AB’nin üçüncü ülke­lerle yaptığı STA’ların tarafı oluyor, fakat aynı ayrıcalıklara sahip olamıyoruz. Bu ne demek?

Hintli, Brezilyalı, Arjantinli üretici AB paza­rına daha avantajlı girerken, Türk üreticisi aynı pazarda görece dezavantajlı hale geliyor. Oto­motivden tekstile, kimyadan makinaya kadar birçok sektörde rekabet parametreleri sessiz­ce değişiyor. Bu konu artık sadece icranın değil, sonuçları itibariyle doğrudan Yönetim Kuru­lu’nun konusu.

Doğrudan yabancı yatırımlarda küresel sis­tem “friend-shoring”, “near-shoring”, “blo­c-shoring” eksenine kaydı. Yabancı doğrudan yatırımlar artık ucuz işgücüne değil; jeopoli­tik uyuma, tedarik güvenliğine ve........

© Dünya