Belirsizlik kıskacında bir dünya ve Türkiye
Küresel ekonomi, 2026 yılına girerken alışık olduğu “istikrarlı büyüme” arayışından ziyade, “jeopolitik fay hatlarının” sarsıntılarıyla karşı karşıya. ABD’de Yüksek Mahkeme’nin Başkan Trump’ın bazı tarifelerini yasaya aykırı bulmasıyla başlayan hukuki kriz, Washington-Tahran hattındaki askeri hareketlilik ve teknoloji devlerinin yapay zeka yarışı; sadece piyasa verilerini değil, modern ticaretin kurallarını da temelinden sarsıyor.
Washington’da hukuk ve siyaset çatışması
ABD Yüksek Mahkemesi’nin, Trump yönetiminin “acil durum” yetkilerini kullanarak devreye aldığı tarifeleri hukuka aykırı bulması, küresel piyasalarda ilk etapta bir nefeslenme yaratsa da, bu durumun kalıcı bir iyimserliğe dönüşmesi zor görünüyor. Trump yönetiminin ithalat tarifelerini artırma kararlılığı sarsılmış değil; sadece araçlar değişiyor. Trump’ın mahkeme kararına yanıt olarak küresel gümrük vergisini önce , ardından olarak revize etmesi, ticaret politikalarındaki öngörülebilirliği tarihin en düşük seviyelerine çekmiş durumda.
Bu belirsizlik, Atlantik’in diğer yakasında da ciddi bir karşılık buldu. Avrupa Birliği’nin, ABD ile yapılan ticaret anlaşmasının onay sürecini dondurmaya hazırlanması, transatlantik ilişkilerde yeni bir “güven krizinin” habercisi. ABD’li diplomatların, Avrupa’nın savunma programlarından ABD şirketlerini dışlamasına yönelik uyarıları ise ekonomik rekabetin ulusal güvenlik kalkanına nasıl büründüğünü kanıtlıyor.
Asya’nın dönüşümü ve enerji hattındaki barut kokusu
Ticaret savaşlarının odağındaki Asya, bu süreçten en radikal şekilde etkilenecek bölge........
