2026 makro denge beklentileri: Trump etkisi ve not maratonunun finansal piyasalara etkisi
Dünya ekonomisi, Küresel finans koridorlarında, Beyaz Saray’daki koltuk değişiminin tetiklediği belirsizlik dalgası ile jeopolitik fay hatlarındaki kırılmalar el ele yürürken, yatırımcılar nasıl hareket edeceklerinin yolunu bulmaya çalışıyor. Bu karmaşık denklemde Türkiye; disiplinli mali duruşu, iyileşen rezerv kompozisyonu ve makroekonomik verilerindeki toparlanma sinyallerl etkisiyle, olası küresel fırtınadan ayrışarak rüştünü ispat ederek geçen seneki negatif ayrışmayı telafi rtmr çabasında.
Mali piyasalarda risk iştahı kağıt üzerinde korunuyor görünse de, fiyatlamalar arasındaki kopukluklar fırtına öncesi sessizliğin habercisi niteliğinde. Donald Trump’ın ikinci döneminde korumacı ticaret kalkanlarını ne denli sert kullanacağı artık bir sır değil. Ancak Grönland’ın satışına muhalefet eden sekiz Avrupa ülkesine yönelik telaffuz edilen ’luk ek tarife tehdidi, diplomasi masasını bir anda yangın yerine çevirdi. ABD’de Martin Luther King anısına piyasaların kapalı olduğu bu süreçte, vadeli endekslerin geri çekilmesi ve emtianın güvenli liman arayışıyla yeni rekorlar kırması, piyasalarda yaşanan belirsizliğin yansıması.
Bu gerginliğin ortasında Davos Zirvesi’nin “Diyalog Ruhu” başlığı altında toplanması, son derece ironik bir sekanstır. Zirvenin ana odağını oluşturacak olan “güven inşası” ve “ortak çözüm” arayışları, Trump’ın “Barış Kurulu” için her ülkeden talep ettiği 1 milyar dolarlık katılım bedeli gölgesinde ne kadar samimi bir karşılık bulacak? Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu kurula kurucu üye olarak davet edilmesi, önümüzdeki dönemde Ankara-Washington hattındaki diplomasi trafiğinin rotasını belirleyecek en kritik virajlardan biri olmaya adaydır. Buradan gelecek pozitif gelişmeler Türk finans Piyasaları için belirleyici olma potansiyeli içermektedir. Daha çok risk iştahı mı yoksa kar realizasyonları mı getirecek bu nedenle takibimizde........
