Sınırda karbon düzenlenme mekanizmasındaki yükümlülükler ve beklentiler
Dünya tarihinde baktığımızda AB’nin öncülüğünde ticaret yollarının keşfi ve sanayi devrimi gibi gelişmeler, farklı coğrafyalarda olsakta günlük hayatımızı derinden etkilemiştir. Avrupa’da 19. yüzyılda kömürle başlayıp petrolle devam eden enerji dönüşümü, bugün yerini yenilenebilir enerji yatırımlarına bırakmaktadır. Bu süreç, AB’nin sera gazı azaltım politikaları doğrultusunda zorunlu karbon piyasası olan ETS’nin ortaya çıkmasına neden olmuştur. ETS kapsamında kirleten öder prensibi uygulanırken, artan karbon maliyetleri işletmeleri daha düşük karbonlu üretime yöneltmektedir. Ancak bu durum, bazı firmaların üretimlerini karbon düzenlemelerinin daha esnek olduğu ülkelere kaydırmasına ve karbon kaçağının ortaya çıkmasına neden olmuştur.
AB, karbon kaçağını önlemek için Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nı devreye almıştır. Elektrik, hidrojen veya belirli sektörlerde (demir-çelik, çimento, alüminyum, gübre) yıllık 50 tonun üzerinde AB’ye ihracat yapan işletmeler bu kapsama girmektedir. SKDM, 2023-2025 yılları arasında geçiş dönemi olarak uygulanmış; bu süreçte firmalardan yalnızca 3 aylık raporlama yapmalarını istenmiş,........
