menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

21’inci yüzyılda dünyayı boğazlar ve koridorlar yönetiyor

16 0
06.06.2026

Hürmüz'den Malakka'ya, İstanbul'dan Arktik'e uzanan yeni küresel satranç tahtasında güç dengeleri yeniden kuruluyor. 21'inci yüzyılın en büyük jeopolitik mücadelesi aslında karalarda değil, deniz geçitlerinde yaşanıyor. Bu geçitler küresel ekonominin atardamarları. Ve bugün bu damarların tamamı baskı altında.

1941 yılında Winston Churc­hill şöyle demişti: İmparator­lukların kaderi bazen birkaç mil genişliğindeki su yollarında ya­zılır. Aradan geçen sürede tekno­loji değişti, ticaret değişti, küresel­leşme değişti. Ama dünyanın kade­ri hala boğazlarda yazılıyor. Tarih boyunca ticareti kontrol edenler zenginleşti, ticaret yollarını kont­rol edenler ise güç sahibi oldu.

Bugün yaşadığımız jeopolitik ge­rilimlerin önemli bir bölümü de­niz yollarını, boğazları ve stratejik geçitleri kontrol etme mücadelesi.

19’uncu yüzyılda İngiliz İmpa­ratorluğu'nun gücü donanma­sından geliyordu. 20’nci yüzyıl­da ABD aynı modeli daha büyük ölçekte uyguladı. Ancak bugün dünya yeni bir kırılmanın içinde. Artık İkinci Dünya Savaşı son­rasında dünya üretiminin yakla­şık yüzde 50’sini gerçekleştiren ABD bugün yüzde 20’ler seviyesi­ne gerilemiş durumda. Buna kar­şılık Çin, dünyanın en büyük üre­tim merkezi haline geldi. Daha da önemlisi, bugün dünyanın en bü­yük deniz ticaret filosunun Çin'e ait olduğu söyleniyor. ABD ile Çin arasında giderek sertleşen reka­betin temelinde yalnızca teknolo­ji veya ticaret savaşları değil, de­niz ticaret yollarının kontrolü de bulunuyor.

Küresel ticaretin yaklaşık yüz­de 80'i hacim olarak deniz yolu ile gerçekleşiyor. Bir başka ifadey­le; market rafındaki kahveden cep telefonuna, sofradaki buğdaydan traktördeki mazota kadar hemen her şey önce bir gemiye biniyor. Bu nedenle deniz yolları kesildiğin­de yalnızca ticaret değil, yaşam bi­çimleri de değişiyor.

Türk Boğazları: Karadeniz'in dünyaya açılan kapısı

İstanbul ve Çanakkale Boğazla­rı, dünyanın en stratejik geçitle­rinden biri olmaya devam ediyor. Karadeniz'i Akdeniz'e bağlayan bu koridor; Rusya, Ukrayna, Ro­manya, Bulgaristan ve Gürcistan için dünya pazarlarına açılan tek deniz çıkışı. Özellikle Rusya-Uk­rayna savaşı sırasında tahıl kori­doru diplomasisinin merkezin­de yer alan Türkiye, yalnızca bir transit ülke değil, aynı zamanda küresel gıda güvenliğinin önemli aktörlerinden biri olduğunu gös­terdi. Artık dünya tahıl ticareti Türkiyesiz konuşulamıyor.

Cebelitarık: Akdeniz'in kilidi

Akdeniz'e giren ya da çıkan her ticari gemi Cebelitarık'tan geçmek zorunda. İspanya ile Fas arasın­da bulunan ve İngiltere'nin kont­rolündeki bu dar geçit, Roma'dan Osmanlı'ya, Napolyon'dan İngiliz İmparatorluğu'na kadar tüm bü­yük güçlerin ilgisini çekmiştir.

Bugün Avrupa-Afrika ticareti­nin en önemli düğüm noktaların­dan biri olmaya devam etmektedir. Karadeniz'den çıkan tahıl, Akde­niz'deki konteyner ticareti ve Av­rupa'nın enerji akışları açısından kritik önemdedir.

Süveyş Kanali: Küreselleşmenin omurgası

Süveyş Kanalı, Avrupa ile Asya arasındaki en kısa deniz bağlantı­sını sağlar. Mısır ekonomisinin........

© Dünya