Kutsal Metinlerin Gölgesinde Savaş ve Ümmetin Vahdet İmtihanı
Bugün Ortadoğu, yalnızca konvansiyonel silahların değil, aynı zamanda kutsal metinlerin birer mühimmat gibi kullanıldığı dehşetli bir kuşatma altındadır. Batı’da dua seanslarıyla temelleri atılan, israilde ise Tevrat ve İncil referanslarıyla tahkim edilen bu söylem zinciri; meselenin artık politik bir sınır mücadelesi olmaktan çıktığını, doğrudan İslam’ın varlığına kasteden teolojik bir savaşa dönüştüğünü açıkça ilan etmektedir.
Washington’ın karar mekanizmalarında düzenlenen resmi toplantılarda öne çıkan dua seansları, akıtılan kanı "Tanrı’nın iradesi" gibi sunarak savaşa sahte bir kutsiyet atfetmektedir. Sözcülerin kullandığı “Tanrı’nın gazabı” ve “kutsal görev” gibi ifadeler, doğrudan İncil’deki eskatolojik pasajlara atıf yapmaktadır. Bu dil, modern emperyalizmin kendi zulmünü örtmek için kullandığı dini bir zırhtır. Savaş, rasyonel zeminden koparılarak "ilahi bir emir" gibi sunulmakta; böylece yapılan her türlü katliam, inanç üzerinden meşrulaştırılmaktadır.
Siyonist rejim ve müttefikleri ise, Purim Bayramı ve Ester kıssası üzerinden bölgedeki direniş odaklarını "antik........
