israil Şantajlı Epstein Savaşı
Günlerdir İran’dan yankılanan patlamalar, sadece füzelerin mekanik sesi ya da stratejik bir hamlenin doğal sonucu değildir. Bu gürültü; kapalı kapılar ardında biriktirilen şantaj dosyalarının, kirli para ağlarının ve can çekişen bir imparatorluk lojistiğinin son feryadıdır. Görünen manzarada bir "rejim değişikliği" operasyonu var; ancak perdenin arkasındaki aktörler, bu savaşın fitilinin Jeffrey Epstein’ın karanlık malikanelerinde ateşlendiğini çoktan kanıtladı. Artık üstü kapatılamayan gerçekler su yüzüne çıktı: Epstein bir hayırsever değil, ABD siyasetini dizayn etmek ve Washington’ı esir almak için kurgulanmış MOSSAD’ın bir istihbarat aparatıydı.
Ancak asıl dehşet, o şantaj kasetlerinin ve dosyaların merkezindeki insanlık dışı vahşette gizlidir. Siyasetin, sanatın ve teknolojinin köşe başlarını tutan bu "seçkin" azınlık, Epstein’ın adasında sadece birer pedofili suçlusu olarak değil, kelimelerin kifayetsiz kaldığı birer canavar olarak boy gösterdiler. Tecavüz edilen, eti yenen, kanı içilen ve vahşi av partilerinde birer nesne gibi katledilen çocukların ahı üzerine kurulu bu sistem, insan ruhunun ulaşabileceği en karanlık, en deccali derinliği temsil ediyor. Dünyayı yöneten bu zihinlerin, masumiyetin en saf halini hunharca katlederken hissettikleri o sapkın "tanrıcılık" kompleksi, aslında insanlığın nasıl bir uçurumun kenarında olduğunun kanıtıdır. Sanat galerilerinde boy gösteren, teknoloji........
