TEYDÜ MÜ TEYMEDÜ MÜ İŞTE BÜTÜN MESELE BU
Karadenizliler ile ilgili pek çok fıkra anlatılır; konumuzla bağlantılı olarak bir tane de biz anlatalım:
Canciğer iki Karadenizli arkadaş, deniz kenarında oturup muhabbet ediyorlarmış. Bu sırada bir martı, havada uçarken denize doğru alçalmış; tam deniz seviyesine inip tekrar yukarı doğru süzülmüş. Arkadaşlardan biri martının denize değdiğini iddia ederek "Teydü" (değdi) demiş. Diğeri ise "Teymedü" (değmedi) diye itiraz etmiş.
"Teydü-teymedü" tartışması uzamış, iş iyice raydan çıkmış ve sonunda kavgaya tutuşup, birbirlerinin suratına yumruklar indirmeye başlamışlar. Sonuç: Karakol ve mahkeme...
Neyse ki bir şekilde ceza almadan bu işten sıyrılmışlar. Aradan tam 30 yıl geçmiş. Bir gün tesadüfen karşılaşmışlar. Aslında birbirlerini çok seven bu iki eski dost, hasretle sarılıp kucaklaşmışlar. Biri, geçmişte yaşadıkları o kavgayı gülerek anlatmaya başlamış. Diğeri de ona, "Biz o zaman toyduk; nedense kıytırık bir konu yüzünden kavgaya tutuştuk," diye mukabelede bulunmuş. İlk konuşan, "Aslında o zaman teymüştü" deyince diğeri, "Ne münasebet canım! Tabii ki de teymemüştü" diyerek arkadaşına küçümseyici bir eda ile bakmış.........
