Safahat’ın Maarif Davası
12 Mart önemli bir tarihtir. İstiklâl Marşı’nın kabul edildiği gündür. Aynı zamanda Akif’i anma günüdür.
Her yıl Akif’i anarız. Konuşmalar yapılır, şiirler okunur. Fakat çoğu zaman aynı şeyleri tekrarlarız.
Akif denince akla bazı kavramlar gelir. Ümmet bilinci, tevhid inancı ve vatan sevgisi. Millet aşkı ve elbette İstiklâl Marşı.
Biz çoğu zaman Akif’i marşıyla anarız. Onu marşla özdeşleşmiş bir şair sayarız. Fakat mesele bundan ibaret değildir.
Akif’in büyük bir ülküsü vardı. Bu ülkünün adı “Asım’ın Nesli”dir.
Peki, bu ülkü yeterince konuşuluyor mu? Sanırım cevap pek iç açıcı değildir.
Şairliğini anlatır, poetiğinden söz ederiz. Ama çoğu söz sığ kalır. Derinlik çoğu zaman kaybolur.
Peki, ya Akif’in maarif davası? Onu ne kadar konuşuyoruz?
Daha da önemlisi şu sorudur: Safahat’ı kaç kişi gerçekten okudu?
Kaç kişi okuyup üzerine........
