Ailenin yıkıldığı yerde hiçbir medeniyet ayakta kalmaz!
Bir toplum önce sokaklarında değil, salonlarında çöker…
Önce savaş meydanlarında değil, yemek masalarında yenilir insanlık…
Bugün dünyanın en büyük trajedilerinden biri yaşanıyor ama kimse bunun adına felaket demiyor. Çünkü bu yıkım sessiz ilerliyor. Ne siren sesi var ne enkaz görüntüsü…
Ama her geçen gün biraz daha küçülüyor evlerimiz, biraz daha sessizleşiyor sokaklarımız, biraz daha ıssızlaşıyor sevgiye muhtaç yüreklerimiz...
Bir zamanlar aynı yastığa baş koymanın sadakat olduğu bu çağda, artık insanlar birbirine tahammül etmeyi bile yük görüyor. “Ben” büyüdükçe “biz” küçülüyor. Özgürlük sloganları altında fedakârlık öldürülüyor. Sabrın yerini tüketim, merhametin yerini bireysellik alıyor.
Ve modern dünya bunu çağdaş ilerleme diye alkışlıyor…
Bugün insanlar hiç olmadığı kadar konforlu ama, hiç olmadığı kadar huzursuz.
Evler lüksleşiyor fakat yuvalar yoksullaşıyor.
Mutfaklar büyüyor ama aynı sofraya oturan insan sayısı azalıyor.
Her odada internet var ama kimsenin birbirine söyleyecek iki cümlesi........
