BİR GENÇ İLE HASBİHAL...
Çeşitli etkinlik ve seminerlerde sık sık gençlerle bir araya geliyoruz. Onları dinlerken şunu görüyoruz ki, gençleri kendi dillerinden, kendi duygu ve düşünceleriyle dinlemek; onlara dışarıdan bakıp anlam yüklemeye çalışmaktan çok farklı bir tecrübe. Doğrularıyla, yanlışlarıyla ve bütün içtenlikleriyle bize dünyalarını açtıklarında, sadece onları değil; aslında içinde yaşadığımız toplumu da daha doğru okuyabilme imkânı buluyoruz.
Yine böyle bir sohbet esnasında genç kardeşlerimizden biri şu dikkat çekici cümleyi kurdu:
"Herkesin su içip deli olduğu köyde, suyu içmeyen son kişinin de sonunda mecburen o sudan içtiği bir senaryodan Rabbimiz muhafaza etsin."
Peki, neydi onu bu cümleyi kurmaya sevk eden mesele?
Önce, gencimizin zihnindeki tabloyu anlatmak için atıfta bulunduğu hikâyeyi kısaca yazalım..,
"Bir adam gece rüyasında kendisine şöyle denildiğini işitir:
'Bu gece öyle bir yağmur yağacak ki, yağmurun karıştığı şebekeden su içen herkes deli olacak. Duyguları, düşünceleri ve davranışları değişecek.
Fakat hiçbiri bunun farkına varmayacak. İçenler kendilerini doğru, içmeyenleri ise yanlış görecekler.'
Adam uyanır uyanmaz, böyle bir durum yaşanırsa asla şebeke suyundan içmeyeceğine dair kendi kendine söz verir. Evine yetecek kadar temiz su depolar.
Gece beklenen yağmur yağar.
Yağmurun suları bütün su şebekelerine ve kaynaklarına karışır.
Sabah olduğunda herkes aynı sudan içer.
Günler geçtikçe insanlar değişir ve delirir. Fakat........
