menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

BİR ELÇİ, BİR BİAT VE BİR BAŞKENTİN FETHİ

60 0
20.08.2026

Tarih, yalnızca geçmişte yaşanmış olayların kaydedildiği tozlu sayfalardan ibaret değildir. Tarih, bugünün aynası, yarının ise pusulasıdır.

İslam tarihinin en dikkat çekici hadiselerinden biri, Müslümanların umre yapmak için Mekke yolculuğu sırasında yaşandı.

Hz. Muhammed (s.a.v.), Kureyş'le görüşmek üzere Hz. Osman'ı elçi olarak Mekke'ye gönderdi. Hz. Osman'ın bir süre geri dönmemesi üzerine, onun öldürüldüğü haberi Müslümanlara ulaştı.

Resûlullah (s.a.v.) bu haberi sıradan bir diplomatik hadise gibi karşılamadı. Sahabelerini bir ağacın altında topladı ve Rıdvan Biatı gerçekleşti. Sahabeler, gerektiğinde mücadeleden kaçınmayacaklarına dair biat ettiler.

Sonradan Hz. Osman'ın öldürülmediği anlaşılacaktı.

Fakat hadisenin verdiği mesaj açıktı:

Bir elçinin canı, Müslümanların nazarında değersiz değildi. Bir insanın hakkı, bir elçinin güvenliği ve verilen söz, üzerinde hassasiyetle durulması gereken meselelerdi.

Üstelik Hz. Peygamber'in (s.a.v.) liderliği yalnızca savaşla açıklanabilecek bir liderlik de değildi.

Hudeybiye'de barışı tercih etti. Şartları ilk bakışta Müslümanların aleyhine görünen bir antlaşmayı kabul etti. Sabretti, müzakere etti ve ahde vefa gösterdi.

Fakat anlaşma bozulduğunda da meseleye seyirci kalmadı.

Kureyş'in müttefiki Benî Bekir'in Huzâa'ya saldırması ve Kureyş'in bu saldırıya destek vermesi, Hudeybiye düzenini bozdu. Bu gelişmelerin ardından şirkin başkenti olan Mekke'nin Fethi'ne uzanan süreç........

© Doğruhaber