Turizm ve Şans oyunları sektörünün Güney Kıbrıs ile mukayesesi
2018 yılının haziran ayıydı. Ülkemizin önemli destinasyonlarından biri olan Bafra Bölgesi yeni bir otel kazanmaya hazırlanıyordu. Concorde Luxury Resort Hotel tüm ihtişamıyla bölgeye konuşlanmış, yatırımı tamamlanmış ve açılmayı bekliyordu. Dönemin Turizm ve Çevre Bakanlığı Müsteşarı olarak, Oteller Encümeni'ndeki arkadaşlarımla bu güzel tesisi yıldızlandırmak için gittiğimizde, Zafer İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı ve otelin sahibi Sayın Mehmet Yağcı'nın şu sözlerini hiç unutmam: "Müsteşarım, sözüm meclisten dışarı ama bu yatırımı sanki Rumlar yaptı. İnanılmaz bürokratik engellerle karşılaştık." Adamı, yaptığı yatırımdan dolayı adeta pişman etmiştik. "Bu durum böyle devam ederse, Türkiye'den gelen büyük yatırımcılar artık rotayı başka ülkelere çevirecek." demişti. Benzer ifadeleri Merit Holding International Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Besim Tibuk ile yaptığım sohbetlerde de dinledim. "İsmet, biz bu yatırımları dünyanın başka bir coğrafyasına taşısak, o ülkelerin cumhurbaşkanları ve başbakanları, ülkelerine değer kattığımız ve istihdam yarattığımız için bizi el üstünde tutardı. Bırak el üstünde tutulmayı, biz yeri geldiğinde yerel yönetimleri bile aşamıyoruz." Bu cümleleri hep aklımdadır. Yukarıda sözünü ettiğim insanlar kim? Adanın kuzeyini vatan bilerek milyonlarca doları riske atıp yatırım yapan büyük iş insanları. Dünyanın hiçbir ülkesinde yatırım riski yok değildir. Bunların başında da toprak ve mülkiyet konusundaki belirsizlikler gelmektedir. Yapılacak yatırımın Türk toprağı üzerinde olmaması durumunda ileride karşılaşılabilecek zorlukları hesaplayan yatırımcı zaten gelmez. Adanın uluslararası tanınmamış olmasından kaynaklanan sıkıntılar, hava ve deniz ulaşımındaki zorluklar, yüksek bilet fiyatları, kalifiye eleman bulmadaki güçlükler ve yüksek iş gücü maliyetleri, enerji maliyetlerinin yüksekliği ile pazarlama sorunları yatırım ikliminin önündeki en büyük engellerdir. Bugün hâlâ adaya yatırım yapan diğer turizm grupları; örneğin Pasha, Limak ve Kaya'nın da benzer zorluklarla karşılaştığına eminim. Söylediklerime itirazı olan varsa gelsin; televizyon programı dâhil her platformda tartışalım. Elbette bu iş insanları, bunca riske rağmen adanın geleceğinde bir ışık gördükleri için yatırım yapıyorlar. Daralan şans oyunları pazarına rağmen gelir projeksiyonlarında ve yatırımın amortisman sürecinde olumlu bir tablo gördükleri için buradalar. Bu da iş insanı olmanın doğal sonucudur. Risk almak bunun bir parçasıdır. Kâr etmeyeceğiniz bir yere neden 300 milyon doları bulan otel yatırımı yapasınız?
Güney Kıbrıs ile karşılaştırıldığında mukayeseli avantajlarımız var mı? Gelin, çok uzağa gitmeden yan başımızdaki Güney Kıbrıs ile turizm açısından bir karşılaştırma yapalım. 1. Adanın hangi tarafında şans oyunları sektörü, siyasiler tarafından uluslararası platformlarda kara para aklama yuvası........
