menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ÇÜRÜMÜŞ DÜZENE NEŞTER

36 0
30.04.2026

Antalya’da açılan dosya bir belediye soruşturmasından ibaret değil; yıllardır “turizm cenneti” vitrinine gizlenmiş, ruhsatla, imarla, ihaleyle, nüfuzla büyütülmüş bir düzenin üzerine çekilmiş örtünün kaldırılmasıdır. Muhittin Böcek dosyası bu yüzden yalnızca bir isimle anılmayacak kadar büyüktür. Çünkü mesele bir belediye başkanının siyasi akıbeti değil; yerel iktidarın nasıl bir ekonomik tahakküm alanına dönüştürüldüğüdür. Antalya gibi Türkiye’nin vitrini olan bir şehirde, belediye gücünün kimler için, hangi ağlar için, hangi bedeller karşılığında kullanıldığı artık sadece siyasi polemik değil, adli bir meseledir.

Türkiye’de uzun yıllardır belediyeler yalnızca hizmet üreten kurumlar olmaktan çıkarılıp, ihale dağıtan, nüfuz devşiren, sadakat satın alan siyasi üsler haline getirildi. Bu yeni değil. 1970’lerin sonundaki İSKİ skandalından 1990’ların büyükşehir rant savaşlarına, 2000’lerin imar baronlarına kadar bu ülke yerel yönetim eliyle kurulan sayısız çıkar düzeni gördü. Her dönemde aynı yöntem işledi: Belediye, vatandaşa hizmet eden kamu kurumu olmaktan çıkarıldı; çevresine menfaat dağıtan bir güç merkezine çevrildi.........

© Diriliş Postası