TURGUT AMCALARIN ÜLKESİNDE HIRSIZLIK YAPMAK
Bu ülkenin en büyük zenginliği ne yer altı kaynaklarıdır ne fabrikalarıdır ne de bankalarındaki milyarlarca dolardır.
Bu ülkenin asıl zenginliği, namusuyla yaşayan, devletine sadakati menfaatinin önünde tutan, vatanı için evladını toprağa veren Turgut amcalardır.
Size anlatılan bir hadiseyi nakletmek istiyorum.
Bir gün ilin valisi, ilçenin kaymakamı ve garnizon komutanı bir köye giderler. Bir evin önünde kasketiyle oturan yaşlı bir adamı görürler. Selam verip yanına otururlar.
Vali kendilerini tanıtır:
— Turgut amca, ben valiyim. Bu arkadaşımız garnizon komutanı, diğeri de kaymakamımız. Sizi ziyarete geldik.
Turgut amca şaşkınlıkla cevap verir:
— Devletimiz niye zahmet edip taa köyümüze kadar geldi? Emretseydiniz biz gelirdik!
— Turgut amca, dokuz ay önce oğlunuzu şehit verdiniz. Siz bizim için çok kıymetlisiniz. Ancak oğlunuzun şehadetinden dolayı dokuz aydır bankaya yatırılan parayı hiç çekmemişsiniz. Neden?
Turgut amcanın cevabı, aslında bu milletin ahlakını ve devlet anlayışını anlatan bir insanlık dersidir:
— Benim 850 lira emekli maaşım var. Hanımımla ikimize yetiyor. Ben devletten şehit parası almam!
Ne uzun nutuklar ne hamasi söylemler ne de gösterişli vatanseverlik gösterileri...
Bir şehit babasının birkaç cümlesi, bütün bir ahlak felsefesini anlatmaya yetiyor.
Adam evladını bu vatana şehit vermiş. Devletin kendisine tanıdığı meşru bir hakkı var. Ama o, emekli maaşıyla geçinmeyi tercih ediyor.
Çünkü........
