menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

DERE YATAKLARINDA İMAR FACİASI: HUKUKİ VE CEZAİ SORUMLULUK ZİNCİRİ

5 0
latest

Her sağanak yağmurun ardından aynı acı manzaralarla karşılaşıyoruz. Su basan evler, sele kapılan araçlar, yıkılan binalar ve ne yazık ki hayatını kaybeden insanlar…

Ardından bildik açıklamalar geliyor: “Aşırı yağış”, “İklim değişikliği”, “Tarihin en büyük afeti!”

Peki, hiç kimse şu soruyu sormayacak mı?

Dere yataklarını kim imara açtı? Kim yapı ruhsatı verdi? Kim denetlemedi? Kim gerekli önlemleri almadı?

Çünkü yağmur doğal bir olaydır. Ancak dere yatağına bina yapmak, buna izin vermek ve tehlikeyi bile bile önlem almamak doğanın değil, insanın tercihidir.

SORUMLULUK ZİNCİRİ NEREDE BAŞLIYOR?

Hukuken sorumluluk, felaketin yaşandığı gün değil, tehlikeli alanın yapılaşmaya açıldığı tarihte başlayabilir.

Bu sorumluluk zincirini doğru kurmak zorundayız.

Birinci halka, Devlet Su İşleri ve ilgili kamu kurumlarıdır. Dere yataklarını ve taşkın risklerini belirlemek, gerekli teknik görüşleri bildirmek ve görev alanlarındaki koruyucu tedbirleri almak bu kurumların sorumluluğundadır.

İkinci halka, belediyeler ve imar planlarını onaylayan makamlardır. Taşkın riski bulunan alanları, gerekli bilimsel ve hukuki koşulları gözetmeden yapılaşmaya açan kararlar, sorumluluk zincirinin en önemli halkalarından biridir.

Üçüncü halka, yapı ruhsatı veren yetkililerdir. Dere yatağı olduğu bilinen bir alanda mevzuata aykırı şekilde yapı ruhsatı düzenlenmişse, bu işlemi hazırlayan........

© Diriliş Postası