menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Zulüm 1453’te başlamış olabilir!

14 0
26.07.2026

Kendini Batılı ve dolayısıyla medeni olarak tanımlayan memleketlerden özellikle İstanbul’a yapılan seyahatlerin ana gayesi bıraktıkları ve bırakmak zorunda kaldıkları şehirde kendilerinden geriye ne kalmış onu öğrenmektir. Açık açık yazayım; İstanbul’a çakılan bir çivi dahi asıl sahiplerini! rahatsız eder. Yani zulüm gerçekten de 1453’te başlamış olabilir!

“İstanbul: Dünyanın En Güzel Şehri” kitabında şehirde 70 gün geçiren Fransız yazar Théophile Gautier’in önyargılarının bazılarını kırmayı başardığını ancak bazılarına ise gücünün yetmediğini görüyoruz.

Kitap, kimi kültürel öğeleri tedbiri elden bırakmamak kaydıyla öğrenme fırsatı veriyor. Tedbiri elden bırakmamak gerekiyor çünkü Batılı ve çağdaş olduklarını sık sık hatırlatan, kibrinden taviz vermeden etrafı küçük gösteren gözlüklerle seyretmeye alışmış bir kitleyle muhatabız. Böylelerinin beklentilerini asgari düzeyde tutup küçücük bir medeniyet yahut insanlık belirtisini abartıp yüceltmeleri fakat yine perde gerisinden ilgili coğrafyayı ve kültürel dokuyu aşağılamaları artık alışık olduğumuz bir tavır.

Gautier, anlatımında betimlemelere o kadar çok yer veriyor ki bazen anlattığı şeyi unutuveriyorsunuz. Böylelikle betimlediği yerin hayalini kafanızda kuramıyorsunuz. Yazarın güçlü betimlemeleriyle anlattığı şeyi gözümüzde canlandırabilecek duruma geleceğimiz söylense de bu fikre kitabı didik didik eden biri olarak katılmam mümkün değil. —Çevirmen bambaşka bir kitaba imza attıysa bilemem-

Unutma! Güneş doğudan yükselir

Yazar, destek aldığı Antik Yunan mitlerini, kulaktan kulağa aktarılan uyduruk efsaneleri kaybedilen yerlerin geçmişle olan........

© Diriliş Postası