menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çok çalışırsam ben de vampir olabilir miyim?

4 0
07.02.2026

Vampirin bizdeki karşılığı fantastik-kurgu kitaplarda ya da filmlerde yer alan mevcut olmayan yani yaratılmamış bir varlık figürüdür. Fakat bu figürün hayalden ete kemiğe büründürülüşü fazlasıyla ilgimizi çekmiş ve bizler de bu korkunç kurgunun peşinden gitmişiz. Kültürümüz böyle metafizik meselelere günlük yaşam formunda bakmasa da tamamen ilgisizdir diyemeyiz. Hepimiz metruk binaların, mezarların ya da karanlık yerlerin gizemli sahiplerinden korkarız. Hatta bazıları mezarlıktan geçerken yüksek sesle marş ya da şarkı söyler. Henüz örneği yok ama çarpılmak için uygun bir ortam olabilir, dikkat edin. Şüphesiz gizem dolu bu yerler sırların sırrına erebileceğimiz tutarlılıkta bilgi ışıkları saçmamakta. Dolayısıyla bu izahı zor grilik, biraz sihir biraz gizle hakkında türetilen rivayetlere rivayetler eklenerek sürüp gitmiş ve nefesi hiç kesilmeden esrar perdesinin gerisinde kalmaya devam etmiştir.

Salim Fikret Kırgi tarafından yazılan “Osmanlı Vampirleri: Söylenceler, Etkiler, Tepkiler” akademik bir çalışmanın sonucu olarak ortaya çıkmış. İçerikteki teknik açıklamalar, köken ve terimlerin evrim süreçlerinin ele alınışı bu yüzdendir. Kitapta en fazla dikkat çeken kısım vampir figürünün coğrafyamızla ve kültürümüzle ilişkisinin anlatıldığı kısım. Fakih değilim ama İslâm’ın vampir fikrinin başında da sonunda da olmadığını bilirim. Çünkü İslâm’da yaratılış süreci ve ölümden sonraki hayat gibi kavramlar herhangi bir boşluğa yer bırakmayacak biçimde açıklanmıştır. Bunun için vampir avcılarına iyi eğlenceler dilemekten başka bir şey demek gelmiyor aklıma.

Sosyoloji delik deşik; vampirler bile sınıf sınıf

Eserde folklorik vampir ile modern vampirin farkları izah edilmiş. Gördüğüm kadarıyla sadece dünyanın değil hayaller âleminin de çivisi çıkmış. Yazar, modern vampirin star görünümlü ve daha az itici bir yapıda olduğu folklorik vampirin ise bu görünümden ve statüden çok uzakta olduğunu ortaya koyuyor. Denk gelirseniz siz de fark edeceksiniz ki yılların enkazı altında kalan bu vampirdeki çirkinlik ve iticilik modern vampirde yok. Tabutundan istediği zaman çıkan, saçları taralı, pelerini tertemiz vampir, diğeriyle aynı olabilir mi? Şimdi fakirliğin gözü kör olmasın mı? Vampirler dünyasının bile sosyolojisi delik deşik olmuş.

Popüler kültür, vampirlerin kökeni konusunda Transilvanya’yı dayatır. Kazıklı Voyvoda’ya Karadeniz’in batı kıyıları, Romanya, dağlık Karpatlar bölgesindeki geleneksel halk inanışları eşlik eder. Asıl neden en popüler vampir romanı olan Bram Stoker’ın “Drakula”sındaki baş vampirin Transilvanya’da yani Romanya’da ikamet ediyor olmasıdır. Evet, böylece vampir ve Osmanlı bağlantısını bulmuş olduk.

Konu ile ilgili yazılmış ilk eser Leo Allatios’un “De Opinationibus” isimli eseridir. Fakat bu eserde vampir kelimesi geçmez; Yunan vampiri demek olan “vrykolakas”tan söz edilir. Yazar 16. ve 17. yüzyıllarda yaşamış Osmanlı tebaasından bir Ortodoks olarak dünyaya gelmiş, ilerleyen yıllarda........

© Diriliş Postası