DÜNYA FIRTINANIN EŞİĞİNDE ANAHTAR ÜLKE TÜRKIYE
Ortadoğu bir kez daha tarihsel bir kırılmanın eşiğinde. Washington’dan yükselen “olası operasyon” ihtimalleri, Tahran’da sertleşen söylemler, Körfez’de artan askeri hareketlilik… Harita yeniden çizilmiyor belki ama oyun yeniden kuruluyor. İşte bu noktada herkesin dönüp baktığı adres belli: Türkiye.
Çünkü bu denklemde kilit ülke Türkiye, en önemli aktör ise Recep Tayyip Erdoğan. Sahadaki en güçlü silahımız mı? Diplomasi—ve onun başındaki isim Hakan Fidan.
GÜÇ GÖSTERİSİ DEĞİL AKIL INŞASI
ABD ile İran arasında gerilim yükseldiğinde dünya iki seçeneği konuşur: Savaş ya da müzakere. Ne var ki, masayı kurabilen ülke sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Türkiye o az sayıdaki ülkeden biridir. Çünkü Ankara, hem Washington’la stratejik bağlarını korur hem de Tahran’la konuşabilen nadir başkentlerden biri olmayı sürdürür.
Bu bir tesadüf değil; Erdoğan’ın çok katmanlı dış politika mimarisinin sonucudur. Türkiye, taraf olmadan tarafları konuşturabilen bir merkez haline gelmiştir.
EN GÜÇLÜ SİLAHIMIZ HAKAN FİDAN
Diplomasi çoğu zaman sessiz yürür. Manşet olmaz, fotoğraf vermez. Ama krizleri söndürür. Hakan Fidan tam da bu alanın ustasıdır. İstihbarat geçmişinden gelen sahaya hâkimiyet, Dışişleri Bakanlığı’nda soğukkanlı müzakere gücüne dönüşmüştür.
Bugün ABD–İran hattında konuşulan her senaryoda Fidan’ın adı, “kim konuşur, kim taşıyıcı olur, kim gerilimi yönetir?” sorularının cevabında yer alır. Bu, kişisel bir paye değil; devlet kapasitesinin göstergesidir.
TÜRKİYE NEDEN VAZGEÇİLMEZ
• Jeopolitik konum: Enerji, ticaret ve askeri geçiş........
