BİTMEDİNİZ Mİ?
Bir kadının başındaki örtüden rahatsız olacak kadar tahammülsüz, bir insanın kıyafetine bakıp onu “imha edilmesi gereken” bir varlık olarak görecek kadar kibirli bir zihniyetle karşı karşıyayız.
Sorun bir kişinin ağzından çıkan birkaç çirkin cümle değil.
Sorun, yıllardır demokrasi, özgürlük, insan hakları ve eşitlik nutukları atanların, konu kendi yaşam tarzlarının dışındaki insanlara gelince nasıl bir faşizme dönüştüklerinin bir kez daha ortaya çıkmış olmasıdır.
Türkiye’de başörtülü kadınlar üniversite kapılarında ağlatıldı. Kamu kurumlarından kovuldu. Mesleklerinden uzaklaştırıldı. İkna odalarında psikolojik baskıya maruz bırakıldı. Bugün hâlâ bazı çevreler, o karanlık dönemin özlemini çekiyor. Fırsat bulduklarında da içlerinde sakladıkları kini ve nefreti dışarı kusuyorlar.
Bu insanlar farklı düşünene tahammül istemiyor. Farklı yaşayanı istemiyor. Farklı inananı istemiyor. Kendileri gibi olmayan herkesi kamusal alandan silmek istiyor.
Adına laiklik diyorlar.
Adına çağdaşlık diyorlar.
Adına özgürlük diyorlar.
Ama söyledikleri şeyin özeti şudur:
“Benim gibi değilsen yaşamamalısın.”
Bunun adı özgürlük değildir.
Bunun adı modernlik değildir.
Bunun adı doğrudan doğruya........
