menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Zor Zamanlarda Safımız Bellidir: Devletimizin Yanındayız”

13 0
07.02.2026

Türkiye, küresel dalgalanmaların, bölgesel krizlerin ve ekonomik dönüşüm süreçlerinin iç içe geçtiği tarihi bir eşikten geçerken; özel sektörün durduğu yer, verdiği mesaj ve ortaya koyduğu irade her zamankinden daha büyük önem taşıyor. Hizmet sektöründen teknolojiye uzanan geniş bir alanda faaliyet gösteren Binsat Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Arafat Bingöl, hem kendi hayat hikâyesini hem de Cumhurbaşkanlığı’nın ortaya koyduğu ekonomi ve dış politika vizyonuna ilişkin değerlendirmelerini paylaşıyor. Bu röportaj, sadece bir iş insanının başarı hikâyesi değil; aynı zamanda devlet–millet–ekonomi üçgeninde net bir duruş beyanı niteliği taşıyor.

*****

Binsat Holding Yönetim Kurulu Başkanı Arafat Bingöl ile iş dünyası, hizmet sektörü ve Türkiye’nin yarınları üzerine…

— Sayın Bingöl, soyadınız gibi Bingöl’den İstanbul’a uzanan yolculuğunuz bugün büyük bir holding yapısına dönüştü. Bu hikâyeyi nasıl özetlersiniz?

Aslında bu hikâye; imkânsızlıklar içinde imkân üretmenin, sabırla çalışmanın ve vazgeçmemenin hikâyesidir. Bingöl’de başlayan hayatım, 1995’te İstanbul’a geldiğimde yeni bir mücadeleye dönüştü. Hizmet sektöründe farklı firmalarda yöneticilik yaparken sahayı öğrendim, insanı tanıdım, sistem kurmayı deneyimledim. O yıllar, bugün aldığım her stratejik kararın altyapısını oluşturdu.

— Girişimcilik kararı ne zaman ve nasıl şekillendi?

2000’li yılların başında artık “kendi sistemimi kurmalıyım” dediğim bir noktaya geldim. Binsat markasıyla başladığımız yolculuk, entegre tesis yönetimi odağında doğdu. Zamanla temizlikten güvenliğe, turizmden catering’e, teknolojiden lojistiğe uzanan geniş bir ekosistem oluştu. Bugün Binsat Holding, birçok sektörde faaliyet gösteren güçlü bir yapıysa bunun temelinde disiplin, müşteri memnuniyeti ve sürdürülebilirlik anlayışı vardır.

— İçinden geçtiğimiz ekonomik ve küresel süreçleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Şunun altını özellikle çizmek isterim: İş dünyasında her şeye rağmen içinden geçtiğimiz sürecin pozitif etkilerini görüyoruz. Zorlayıcı dönemler aynı zamanda sistemi yeniden düşünmeye, verimliliği artırmaya ve yerli-milli refleksleri güçlendirmeye vesile olur. Türkiye bugün bu eşiği aşan ülkelerden biridir. Biz iş insanları olarak sürece sadece bugünün zorluklarıyla değil, yarının fırsatlarıyla bakıyoruz.

— Devlet-özel sektör ilişkisine bakışınız net mi?

Bu konuda hiçbir tereddüdümüz yok. Aile olarak, şartlar her ne olursa olsun devletimizin yanında yer almaya devam edeceğiz. Devlet güçlü olursa ekonomi güçlü olur, ekonomi güçlü olursa istihdam........

© Diriliş Postası