Takvim yaprakları
Koca bir yıl, 365 günlük takvim yaprakları gibi rüzgarin önünde savrulup elimizden uçup gitti. Gidene mi üzülelim, elimizde kalana mı sevinelim bilemiyoruz.
Ömrümüz ağacın dalındaki yaprak misali, baharda yeşerir, yazın meyveye durur, sonbaharda sararır, kışın toprak olur. Topraktan geldik yine toprağa döneceğiz. Ne zaman geleceğimizi bilmediğimiz gibi ne zaman ve nerede bu fani dünyadan göç edeceğimizi de bilmeyiz. Bu dünya işte böyle garip dünyadır.
Bütün bunları biliriz de yine de dört elle sarılırız üç günlük dünyaya. “Dünya ahiretin tarlasıdır” der, kazarız mezarımızı farkında olmadan. Üstad Necip Fazıl’ın ifadesiyle.
“Yağız atlı süvari koştur, atını koştur!
Sonunda kabre çıkar bu yolun kıvrımları.”
Geldik, gideriz... Bütün ömrümüz bu iki kelime arasında bir yerlere sıkışmıştır. Bize çok uzun gelir, oysa ne kadar kısa; bir nefes alımı, bir göz açıp kapayacak kadar yaşarız bu alemde. Musallada “iyi bilirdik” derler mi........





















Toi Staff
Sabine Sterk
Gideon Levy
Mark Travers Ph.d
Waka Ikeda
Tarik Cyril Amar
Grant Arthur Gochin