BİR FİLMDEN NEDEN BU KADAR KORKULUR?
Daha geniş kitleler tarafından izlenmemiş. Hatta İsrail’deki bazı resmî kurumlar filmi görmemiş bile. Buna rağmen yönetmenleri “vatan haini” ilan ediliyor, vatandaşlıklarının ellerinden alınması isteniyor. Başbakan yeni yasalar çıkaracağını söylüyor. Bakanlar filme saldırıyor. Yönetmenlerin ailelerinin evlerinin önünde gösteriler düzenleniyor.
Venedik Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü alan NAZA sanatsal niteliğiyle değil, anlattıklarıyla ve onu yapanların başına gelenlerle öne çıkmış bir filmdir. Yuval Abraham ve Rachel Szor’un yönettiği belgesel, Gazze’deki savaş sırasında İsrail ordusu ve istihbarat birimlerinde görev yapmış 24 kişinin, kimlikleri gizli tutularak yapılan röportajlarına dayanıyor. Filmde bu kişiler, İsrail’in Gazze’deki hedef belirleme ve saldırı süreçlerine ilişkin iddialarını anlatıyor.
Filmin anlattıkları ağır.
Daha da ağır olan ise filme verilen tepki.
Çünkü sağlıklı bir demokraside bir filmden rahatsız olabilirsiniz. Filmin iddialarını reddedebilirsiniz. Kaynaklarını sorgulayabilirsiniz. “Bu anlatılanlar doğru değil” diyebilirsiniz.
Ama bir filmi yapan insanların vatandaşlığını elinden almak?
İşte burada başka bir şeyden söz etmeye başlarız.
Bir film henüz gösterilmeden nasıl suçlu olur?
NAZA’nın dayandığı tanıklıkların tamamının doğru olup olmadığını elbette bağımsız soruşturmalar ortaya çıkarabilir. İsrail ordusu ve hükümeti filmdeki iddiaları reddediyor. Özellikle anonim kaynakların anlattıklarının doğrulanabilirliği konusunda ciddi itirazlar var. Bu itirazlar elbette dikkate alınmalı.
Ama bunun yolu filmi susturmak değil.
Sonra yanlışsa yanlış olduğunu göstermek.
Demokrasinin en basit kuralı budur.
Fakat NAZA konusunda yaşanan tam tersidir.
Üstelik bu sırada filmin kendisi henüz geniş bir İsrailli izleyici kitlesine ulaşmış bile değildi.
İzlemeden mahkûm ediyorsunuz.
Bu, bir film tartışması değildir.
Bu, ifade özgürlüğü tartışmasıdır.
Asıl mesele NAZA değil
Aslında NAZA’nın anlattığı hikâye gökten düşmedi.
Yuval Abraham ve diğer gazeteciler, filmdeki bazı iddiaları yıllardır araştırıyor.
2024’te 972 Magazine ve Local Call’da yayımlanan bir araştırmada (https://www.972mag.com/lavender-ai-israeli-army-gaza/), İsrail ordusunun Gazze’deki hedef belirleme süreçlerinde “Lavender” (Lavanta) adlı yapay zekâ destekli bir sistem kullandığı ileri sürüldü.
Araştırma,........
