Belke-Mersich yorumları ve Kalograia Bunos hakkında
Har.1: Pîrî Reis [öl. 1553]. Eski Eğirdir Gölü ve göle dökülen ırmak [Orta Menderes, Kaystros, Skamandros, Sangarios, el-Battal vs.]
Ramazan Topraklı yazdı;
Belke-Mersich yorumları ve Kalograia Bunos hakkında
Bu makalenin amacı, Belke-Mersich adlı iki tarihçinin İmparator Manuel’in 1144-1146 yıllarındaki seferleriyle ilgili 1990 yılında yazdıkları Ek.1’deki yorumlarına bir eleştiri getirmektir. Zira bu iki tarihçinin, 1144 ve 1146 yıllarındaki Türk-Bizans hududu, Bizans Askeri Yolu, Kral Yolu [via regia], Thrakesia teması, Kelbianos ovası, Kaystros ve Menderes nehirleri, Pithekas, Melangeia vs. gibi birçok ismin yerlerini yanlış bildikleri anlaşılmaktadır. Göller Bölgesi ve bilhassa Eğirdir Gölü’nde yaklaşık 500 yıl önce vukûbulan coğrafî değişim bilinmeden, Manuel’in söz konusu seferleriyle ilgili yorum yapmışlardır. Manuel’in bu seferleriyle ilgili esas kaynaklar Kinnamos ve Khoniates’tir. Ancak bu iki kaynak çok kez çelişir. Bizim çalışmalarımız esas itibariyle “Tarihî Coğrafya” olduğu için, bu iki kaynağın ilgili bölümlerini Eğirdir Gölü’ndeki değişimin ışığında defalarca okuyarak ve birbirleriyle karşılaştırarak olayları ve bu olaylardaki isimleri, büyük ölçüde araziye yerleştirdiğimizi düşünüyoruz.
Açar Kelimeler: Klaus Belke, Norbert Mersich, I. Manuel Komnenos, Sultan I. Mes’ûd, Coğrafî Deşişim, Eğirdir Gölü, Beyşehir Gölü, Melangeia, Pithekas, Kelbianos, Kaystros, Menderes, Kalograia, Philomelion, Adrianopolis, Andrakman, Konya
dikGAZETE’de 06.03.2021’de “Kinnamos ve Honiyates hakkında bir tarihi coğrafya çalışması” adlı bir makale yazmış; Kalograia hariç Belke-Mersich’teki isimleri büyük ölçüde araziye yerleştirmiştim. Ancak Belke-Mersich’in bu çalışmasından haberim yoktu. Bilime yararı olur düşüncesiyle bu makaleyi yazdım. Zira Belke-Mersich çok sık kaynak alınmaktadır. Önce 1142 ile 1146 sonu arasında Manuel’in hareketlerini özetlemek istiyorum:
Manuel, 1142’de babasıyla birlik, Bizans Askerî Yolu’nu takiple Eskişehir, Afyon, Bozdurmuşbeli üzeriyle Barla’ya ulaştı. Tarihçi bunu şöyle kaydeder: “Firikya kıyısından geçti; Antalya’ya ulaştı. Bazı yerler Türklere boyun eğmişlerdi. Bunlar arasında bir deniz kadar büyük Pusguse Gölü de vardı. […]” (Khoniates, 1995: 24). Bu göldeki adaları ele geçiren John/Jan, Sultan’ın izniyle, Gelendost- Beyşehir-İbradı arasındaki Türk topraklarından geçip, Eski Antalya’ya [Side], oradan da Adana’ya gitti.
Buradaki Antalya- Barla; Pusguse Gölü- Eski Eğirdir Gölü; Adalar, Can Ada ve Nis Adası’dır. İmparator Jan’ın ordugâh kurduğu ada, o gün, bu gündür, onun adıyla anılmaktadır. Jan adı zamanla Can olmuştur [bk. Har.1].
İmparator Jan Adana’da yaralandı ve öleceğini anlayınca yerine küçük oğlu Manuel’i vasiyet etti ve 1143 Baharında orada öldü. Manuel, taç giymek için, gittiği yoldan geri döndü; İbradı [Prakana: Brakena] kalesini zaptetti; izin almadan Türk topraklarından geçip, [Orta] Menderes’in kaynaklarının bulunduğu Kemer Boğazı’na geldi.
Bu yer [Kinnamos, 2001: 52]’de çok güzel tasvir edilir. Manzarası güzel bu yerde avlanmak istedi; iki yakınını Türklere esir verdi ve Türk topraklarındaki Raman [Rahman] adlı bir Türkmen beyiyle çatıştı. Buradan Askerî yolu takiple İstanbul’a geldi ve taç giydi. Manuel, aynı yılın Sonbaharı, Senirkent ovasına geldi ve esir düşen iki yakınını fidye vermeden kurtardı. Melangeia [Senirkent-Yassıören] kalesini tahkim etmeye başladı. Kardeşi Maria’nın hastalanması üzerine İstanbul’a döndü. Sultan Mes’ûd, 1144 Baharı, İbradı [Prakana] kalesini tekrar zaptetti.
Manuel, 1144 Sonbaharı Senirkent veya Rhyndakos ovasına tekrar geldi. Türk topraklarını işgal için Akkeçili köyü yakınlarında dedesi Alexios ile babası Jan’ın inşa ettiği Lopadion kalesinde ordu topladı. Manuel, Mysia Olympos’u [Barla Dağı] üzerinden Pithekas’a [Barla] giderken orman yolunda hastalandı [bk. Har.2]. Manuel, sabah kendine gelince Gelendost ovasındaki [Thrakesia teması ve Kelbianos ovası] Türkler üzerine kuvvet gönderdi. Bu kuvvetler zaferle döndü. Manuel ise, İstanbul’a geldi ve Ocak 1146’da Alman Eirene ile evlendi.
Türk-Bizans sınırı, Senirkent’ten geçmekteydi, ama Türk topraklarında birçok Bizans kalesi vardı. Muhtemelen Senirkent, Sınırkent demekti. Türkler, Kelbianos ovasına tekrar geldiler. 1146: Manuel, bu kez, Senirkent ovasına Kütahya-Afyon yoluyla geldi ve Kelbianos ovası ile [Orta] Menderes kıyısındaki kentleri Türklerden kurtardı. Sultan Mes’ûd’a ağır bir mektup yazdı. Sultan ve imparator Akşehir’de [Philomelion] karşılaşmaya karar verdiler.
Manuel, Bozdurmuşbeli, Oyniğan ve Çay yoluyla Akşehir üzerine yürüdü. Bu sırada Türkler, Kalograia bunos [Rahibe tepesi/ höyüğü] denilen yerde Manuel’e saldırdı ve Khaires [Hayri?] ve birçok Türk öldü. Frederik, üç Mayıs 1190 günü, Manuel’in 1176’da yenik düştüğü Yenice Derbendi’ne [Tzibritze Kleisura] girmemek için Kayaağzı’nda via regia’dan sola sapacak ve Uluborlu-Akşehir arasındaki Bozdurmuşbeli-Çay yolunu kullanacaktı [bk. Har.3].
Sultan Mes’ûd, Manuel karşısında Akşehir ve Adrianopolis’te de [Andrakman: Koçaş] tutunamadı ve Konya’ya çekildi. Konya’yı iki ay kadar kuşatan Manuel, bir netice alamayınca Elikesik Han, Derbent ve Hüyük arasında Roma yolu, buradan itibaren de Kral Yolu’nu [via regia] takiple Şarkîkaraağaç, Kötürnek ve Yenicesivrisi [Tzibrelitzemani] üzerinden Kemer Boğazı’na geldi. Bu arada Türkler Manuel’in artçılarına büyük zayiat verdirdiler. İmparator Manuel ile Sultan Mes’ûd burada anlaştılar. Buna göre........
