menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bozkırda iz bırakmadan yürüyen Türkiye’nin stratejik sabrı; Gazze

14 0
11.04.2026

Mehmet Yıldırım, yazdı;

Bozkırda iz bırakmadan yürüyen Türkiye’nin Stratejik Sabrı; Gazze

ABD+İsrail ile İran her ne kadar Pakistan’da masaya dönse de dünya gündemi kaldığı yerden devam ediyor.

Takvimler değişti, bölgesel denklemler karmaşıklaştı ancak Gazze direniyor. “Kağıt üzerindeki barış” ile “sahadaki gerçeklik” arasındaki o uçurum büyüyor, büyüyor.

Trump yönetiminin “Gazze Çatışmasını Sonlandırmaya Yönelik Kapsamlı Plan” teorik olarak 2025 sonlarında bir ateşkes sağlasa da sahadaki gerçeklik barıştan çok uzakta. BM’nin 2803 sayılı kararıyla mühürlenen o şaşaalı barış planı, bugün Gazze sokaklarında bir çözümden ziyade; dondurulmuş bir kaosu andırıyor.

Ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail; Gazze Şeridi'nin yarısından fazlasını işgal altında tutmaya devam ediyor. Bu bölgelerdeki binaların çoğunu yerle bir etti ve sakinlerini evlerinden çıkmaya zorladı.

Bir ateşkesin anatomisi: Var ama yok!..

Bugün Gazze’de yaşanan tabloyu tek bir cümleyle özetlemek gerekirse: Ateşkes diplomatik olarak nefes alıyor, askeri olarak ise can çekişiyor. İsrail'in “militan tehdidi” gerekçesiyle sığınakların dibinde yürüttüğü operasyonlar; barış planının en temel vaadi olan “sivillerin korunması” ilkesini her gün biraz daha aşındırıyor.

İsrail’in 2026 stratejisi netleşmiş durumda: Dışarıya sahte bir diplomasi, içeriye zorlayıcı güç. “Sarı Hat” olarak adlandırılan tampon bölge ve Morag Koridoru gibi askeri bariyerler, Gazze’yi birleşmiş bir yapıdan ziyade; denetlenebilir parçalara bölünmüş bir açık hava hapishanesine dönüştürüyor.

Ankara: Masadaki “Vazgeçilmez” ama “Mesafeli” güç…

Türkiye’nin bu süreçteki konumu, Türk dış politikasının son yıllardaki en zorlu sınavlarından biri. Türkiye, ABD, Mısır ve Katar ile birlikte masanın kurucu aktörlerinden biri olmasına rağmen; İsrail’in sert direnciyle karşı karşıya. Özellikle Şubat 2026’daki Washington zirvesinde Türkiye’nin Uluslararası İstikrar Gücü’nden (İSG) dışlanma çabası, bölgedeki dengelerin ne kadar hassas olduğunu gösteriyor.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da vurguladığı üzere Türkiye; Gazze ve Batı Şeria’daki fiili durum yaratma çabalarına karşı uluslararası toplumu seferber etmeye kararlı. Ancak Ankara’nın stratejisi artık sadece eleştiri üzerine kurulu değil. Türkiye şu an iki kulvarda ilerliyor:

1- İnsani ve Lojistik Köprü: Yeniden inşa sürecinde Türkiye’nin teknik ve lojistik kapasitesi, her türlü siyasi engelin ötesinde bir zorunluluk olarak masada duruyor.

2- Bölgesel Arabuluculuk: İspanya’nın Tahran hamlesi sonrası İsrail ile yaşadığı polemik ve ABD-İran arasındaki kırılgan iki haftalık ateşkes; Ankara’ya “bölgesel dengeleyici” rolü için yeni bir alan açıyor. 

İspanya örneği ve "Kiryat Gat" mesajı…

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar’ın İspanya’yı Kiryat Gat’taki Koordinasyon Merkezi’nden çıkarması, bölgede barışın değil, “sadakat testlerinin” hüküm sürdüğünün kanıtı. İspanya’nın Tahran Büyükelçiliği’ni açma kararına verilen bu sert tepki; İsrail’in Gazze’deki barış sürecini sadece kendi güvenlik parametrelerine göre dizayn etme isteğini yansıtıyor.

Barış mı, geçici bir duraklama mı?

Bugün Gazze’deki barış planı; siyasi uzlaşma içermeyen bir yol haritası ve güvenlik netliği olmayan bir yeniden inşa vaadidir. Türkiye gibi bölgesel güçlerin güvenlik mekanizmalarından dışlanması; İsrail için kısa vadeli bir “konfor” sağlasa da uzun vadede barışın toplumsallaşmasını ve bölge ülkeleri tarafından benimsenmesini imkansız kılıyor.

Gazze 2026’da barışa hiç olmadığı kadar yakın görünüyor olabilir; ama bu barış, altında her an patlamaya hazır mayınların olduğu bir kağıttan gemi gibi.

Görünmez Dev olarak nitelenen o kadim devlet aklı; bugün Gazze’de “insani diplomasi” ve “stratejik bekleme” modunda. Ancak unutulmamalıdır ki; Gazze’de Türkiye’nin içinde bulunmadığı her güvenlik denklemi, bölgenin tarihsel gerçeğine aykırıdır ve çökmeye mahkumdur.

“Görünmez Güç” meselesi: Retorik ile gerçeklik arasında…

Türkiye’de sıkça dile getirilen “görünmez güç” söylemi, iç politikada mobilize edici bir işlev görüyor. Ancak dış politika, retorikten ziyade kapasite ve kabul üzerinden şekillenir. Türkiye; bölgesel diplomasi aktörü, insani yardımda güçlü bir kapasite, çok taraflı krizlerde deneyimli bir ülke. Fakat, bazı aktörler tarafından “taraflı” görülüyor ve güvenlik mimarisine entegre edilmiyor. Tabi, Türkiye; bu durumun farkında. Dolayısıyla mesele, görünmez olmak değil; vazgeçilmez olabilmek.

Sonuç: Barışın değil, boşluğun yönetimi…

Gazze’de bugün yaşanan süreç, klasik anlamda bir barış süreci değil. Bu, bir “boşluk yönetimi”. Siyasi çözüm yok, Güvenlik dengesi kırılgan, İnsani durum kötüleşiyor.

İsrail'in Gazze'de gerçekleştirdiği soykırımda 72 bin 317'den fazla Filistinli öldürüldü ve en az 172 bin 158 kişi de yaralandı; yaklaşık 10 bin Filistinli kayıp durumda ve çöken binaların altında kaldıklarına inanılıyor.  Ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana en az 738 kişi öldü ve 2 bin 036 kişi yaralandı. Yetkililer enkazdan 759 ceset çıkardı.

Ateşkesin üzerinden altı ay geçmesine rağmen, sahadaki koşullar neredeyse hiç değişmedi. Cesetler henüz bulunamadığı için aileler beklemeye devam ediyor; bu arada İsrail saldırıları sürüyor.

Türkiye için ise asıl sınav şimdi başlıyor:

Ankara ya mevcut pozisyonunu daha pragmatik bir çizgiye çekerek masadaki ağırlığını artıracak ya da güçlü söylemine rağmen sahadaki etkisinin sınırlı kaldığı bir denkleme razı olacak.

Çünkü yeni dönemin gerçeği şu: Bu kriz, sadece kimlerin güçlü olduğunu değil, kimlerin oyunun içinde kalabildiğini belirliyor. Türkiye, tarih boyunca bozkırın sertliğinde yoğrulmuş bir aklın ve disiplinin temsilcisi olmuştur. Bozkırda iz bırakmadan yürümek, sadece fiziksel bir maharet değil; aynı zamanda stratejik bir derinliğin, sabrın ve zamanı geldiğinde ortaya çıkma kudretinin sembolüdür. Bu anlayış, devlet aklının gereksiz gürültüden uzak, hedefe odaklı ve gerektiğinde görünmez kalabilen yapısını ifade eder.

 Siyaset sahnesinde de bu yaklaşım, hamlelerin gösterişten ziyade sonuç odaklı olmasını gerektirir. Türk devleti, tarihsel mirasından aldığı bu refleksle, çoğu zaman sessiz ilerler; ancak kritik anlarda etkisini net bir şekilde hissettirir. Bozkırın rüzgârı gibi: görünmez, ama yön verici.

Bugün bu miras, modern devlet yönetiminde stratejik sabır, çok boyutlu diplomasi ve güçlü kurumsal yapı olarak kendini göstermektedir. İz bırakmadan yürümek, aslında izleri doğru zamanda ve doğru yerde bırakmayı bilmektir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da dediği gibi; “Karşımızdaki tablo ne kadar umut kırıcı olursa olsun asla karamsar değiliz. Mücadeleden vazgeçmedik ne bugün ne de yarın mücadele sancağını yere düşürmeyeceğiz.”

Türkiye irade inşa ediyor. Dün Bozkırda iz bırakmadan yürüdüğü gibi bugün sahada/ coğrafyada yürümeye devam ediyor.

Mehmet Yıldırım, dikGAZETE.com 

https://www.securitycouncilreport.org/monthly-forecast/2026-04/the-middle-east-including-the-palestinian-question-24.php

https://www.oxfam.org/en/press-releases/humanitarian-scorecard-six-months-gaza-ceasefire-failing

https://www.chathamhouse.org/2026/01/phase-two-gazas-ceasefire-will-fail-without-political-vision-palestine

https://www.atlanticcouncil.org/blogs/turkeysource/could-turkey-help-mediate-an-end-to-the-iran-war/

https://www.reuters.com/world/middle-east/israeli-airstrike-kills-least-10-near-gaza-school-ceasefire-strains-2026-04-06/

https://www.theguardian.com/world/2026/apr/09/israel-lebanon-iran-war-ceasefire

https://moderndiplomacy.eu/2025/12/24/turkey-hamas-discuss-moving-gaza-ceasefire-to-next-phase/

https://www.aljazeera.com/news/2026/4/10/gaza-families-still-unable-to-bury-dead-six-months-into-ceasefire

https://www.dikgazete.com/haber/israil-in-gazze-de-duzenledigi-saldirida-6-kisi-hayatini-kaybetti-995486.html

https://www.dikgazete.com/haber/bm-komiseri-gazze-de-ateskese-ragmen-filistinlilerin-guvende-olmadigini-bildirdi-995479.html

https://www.dikgazete.com/haber/cumhurbaskani-erdogan-hitler-in-canavarca-politikalari-ile-israil-parlamentosu-nun-karari-995463.html


© Dikgazete.com