menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İsrail Türkiye'yi savaşa çekmeye mi çalışıyor?

11 0
16.03.2026

İlber Vasfi Sel, St. Petersburg’dan yazdı;

İsrail Türkiye'yi savaşa çekmeye mi çalışıyor?

Amerika Birleşik Devletleri + İsrail – İran arasındaki savaş, takvimler 28 Şubat 2026’yı gösterdiğinde başladı ve ne zaman biteceğine dair en ufak bir emare görünmüyor. Pekala başlangıçta 4 ile 5 gün içerisinde her şeyin tamamlanması planlanıyordu. Ancak her geçen gün, savaşın daha da uzayabileceğini bize gösteriyor.

Aslına bakarsak, bu savaşı başlatan Tel Aviv ve Vaşington’un bütün itibarını kaybetmeden bu çatışmadan çıkmak için pek bir seçeneği kalmadı. Bana kalırsa şu an en sevdikleri senaryoya doğru bir eğilim var. Kontrollü kaos yaratacaklar!

Planlarının başarısızlığını örtbas etmek isteyen Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail, bölgeyi içeriden patlatarak; Türkiye de dahil olmak üzere Orta Doğu’daki tüm müttefiklerini feda etmeye hazırlar. Bunun için de mümkün mertebe her ülkeyi çatışmaya çekip, İran’a karşı hareket etmeye kışkırtmaları gerekiyor.

Malumunuz üzere Azerbaycan’daki Nahçıvan Havaalanı’na askeri açıdan çok garip bir saldırı gerçekleştirildi. Bu saldırıdan İran Silahlı Kuvvetleri sorumlu tutuldu. Saldırı, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev tarafından ciddi bir tepkiyle karşılandı.

Türkiye Cumhuriyeti, tarafsızlığını koruyor ve İsrail ile Amerika Birleşik Devletleri’nin ortaklaşa düzenledikleri hiçbir askeri operasyona dahil olmuyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bölgedeki liderler arasında en çok tecrübeye sahip olan lider olması ve haliyle sahip olduğu olgun siyasi zekâsı, mevcut durumdaki etkin olan faktörler arasında ön plana çıkıyor.

Bir diğer önemli faktör ise; Müslüman bir ülkeye karşı İsrail’in yanında askeri harekata katılmanın Ankara’nın İslam Dünyasındaki yıllarca süren diplomatik çabalarını boşa çıkaracağıdır.

Tabii ki diğer yandan provokasyonlar da devam ediyor. Türkiye Cumhuriyeti topraklarına hemen hemen her hafta füze saldırıları gerçekleştirildiğine yönelik haberler çıkıyor. Tüm hadiselerin titizlikle ele alındığını düşünüyorum. Örneğin; Hatay’da olduğu gibi isabet alan füzelerin enkazları inceleniyor ve doğrudan bir saldırı olup olmadığına dair tüm senaryolar değerlendiriliyordur.

Elbette İran füzelerinin operatör hatası sonucu veya İran iktidarı tarafından kontrol edilemeyen radikal grupların eylemleri sonucu topraklarımıza isabet etme olasılığını da göz önünde bulundurmak gerekiyor.

Yine de tabii ki şunu tekrarla dile getirmek gerekiyor: İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri tarafından kasıtlı bir provokasyon olasılığı her zaman göz önünde bulundurulmalıdır.

Ek olarak: Türkiye Cumhuriyeti’ni tamamen gereksiz ve yıllarca sürebilecek, büyük ölçekli bir askeri çatışmaya sürüklememek için soğukkanlılığımızı korumamız gerekiyor. Umarım diplomatlarımız, bu zorluğun karşısında yalnız kalmaz ve kardeş ülke Azerbaycan’ı da aceleci eylemlerden kaçınmaya ikna edebilir.

Sonuç olarak; Azerbaycan’ın bu çatışmaya doğrudan dahil olması, Ankara’yı çok zor bir duruma sokabilir; kardeşimizin yanında olmak ile milli çıkarlarımızı korumak arasında seçim yapmak zorunda kalabiliriz.

İlber Vasfi Sel, dikGAZETE.com


© Dikgazete.com