menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ümmü’l-Mü’minîn Hazreti Sevde: Vefanın, kanaatin ve cömertliğin sembolü

8 0
01.09.2026

Ümmü’l-Mü’minîn Hazreti Sevde: Vefanın, Kanaatin ve Cömertliğin sembolü

-Peygamber Efendimizin zevceleri Müminlerin anneleridir-

Hazreti Hatice validemizin vefatından sonra Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hanesinde çocukların bakımı ve terbiyesiyle ilgili büyük bir sorumluluk ortaya çıkmıştı. O dönemde Hz. Hatice validemizden dünyaya gelen Zeynep, Rukiyye, Ümmü Gülsûm ve Fâtıma validelerimiz hayattaydı. Çocukların henüz küçük yaşlarda olması, onların bakımıyla yakından ilgilenecek bir hanıma duyulan ihtiyacı daha da artırıyordu.  İşte böyle bir dönemde Peygamber Efendimiz, Ümmü’l-Mü’minîn Hz. Sevde bint Zem‘a ile izdivaç etti. Hazreti Sevde’nin babası Zem‘a bin Kays, annesi ise Şemûs bint Kays’tır. Medine’deki Benî Neccâr ile de akrabalık bağı bulunan bir aileye mensuptur. Hz. Sevde, İslâm’ın ilk günlerinde iman eden müminlerden biri olmuş, ilk Müslümanların toplandığı Dârü’l-Erkam halkası içinde yer almıştır. İlk evliliğini amcazadesiyle yaptı. İman ettikten sonra yaşanan sıkıntılar sebebiyle kocasıyla birlikte Habeşistan’a hicret etti. Daha sonra dul kaldı ve çocuklarıyla birlikte hayatını sürdürmek zorunda kaldı. Hazreti Sevde’nin hayatı, Resûlullah’ın (s.a.v.) aile hayatındaki merhamet ve himayenin en güzel örneklerinden biridir.

Habeşistan’dan Mekke’ye uzanan zorlu yol…

Müşriklerin Müslümanlara uyguladığı baskı ve işkenceler artınca, Müslümanların bir kısmı Habeşistan’a hicret etmişti. Hz. Sevde validemiz de ilk kocası ve çocuklarıyla birlikte ikinci Habeşistan kafilesinde yer aldı. Ancak Habeşistan’da bir süre sonra Mekke’den gelen bir haber yayıldı. Müşriklerin önde gelenlerinden Ebû Cehil’in İslâmiyet’i kabul ettiği ve Mekke’deki baskıların sona erdiği yönünde bir söylenti yayıldı. Bu haber üzerine bazı muhacirler Mekke’ye dönmeye karar verdiler. Hz. Sevde ve kocası da dönenler arasındaydı. Ne var ki Mekke’ye geldiklerinde duydukları haberin gerçek olmadığını gördüler. Müşriklerin Müslümanlara yönelik baskıları devam ediyordu. Habeşistan’dan hastalıklı bir şekilde dönen Hz. Sevde’nin ilk kocası, uzun ve yorucu yolculuğun da etkisiyle Mekke’ye dönüşünden kısa bir süre sonra vefat etti. Böylece Hazreti Sevde validemiz, beş çocuğuyla birlikte dul kaldı. Önünde kolay olmayan bir hayat vardı. Çocuklarının bütün sorumluluğu artık onun omuzlarındaydı.

Peygamber Efendimiz’in Hazreti Sevde ile izdivacı…

Hazreti Sevde uzun boylu, iri yapılı, ağırbaşlı ve vakur bir hanımdı. Aynı zamanda oldukça becerikli ve maharetliydi. Evini çekip çevirebilecek, çocuklarının bakımını üstlenebilecek bir hanım olarak tanınıyordu. Peygamber Efendimiz ise Hazreti Hatice validemizin vefatının ardından henüz birkaç haftalık dul hayatı yaşıyordu. Bu sırada, Peygamber Efendimiz’in daha önceden tanıdığı Osman bin Maz‘ûn’un zevcesi Havle bint Hakîm validemiz, Hz. Sevde ile evlilik meselesini gündeme getirdi. Hz. Sevde’ye, Resûlullah ile evlenmesini teklif etti. Onun çocuklarıyla ilgilenebilecek, evini çekip çevirebilecek maharetli bir hanım olduğunu ifade etti.

Hazreti Sevde ise mahcup bir şekilde:

“Benim beş çocuğum var!” diyerek endişesini dile getirdi.

Bunun üzerine Havle bint Hakîm:

“Vallahi ben bu meseleyi Resûlullah’a arz edeceğim…” dedi.

“Öyleyse sen bilirsin” diyerek ona izin verdi.

Bu hadise, Asr-ı Saadet’te insanların birbirleriyle ne kadar medeni, ölçülü ve hikmetli bir şekilde iletişim kurduklarını göstermesi........

© Dikgazete.com