menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Rusya’ya karşı mikro cepheler açılabilir

20 0
15.03.2026

Erhan Kuadzba, Moskova’dan yazdı;

Rusya’ya karşı mikro cepheler açılabilir

Rusya’nın Ukrayna’da sürdürdüğü özel askeri operasyonlarda büyük bir aşama kaydedildi. Ancak operasyonların başladığı 24 Şubat 2022 tarihinde tüm dünyada beklenti Rusya’nın Ukrayna’yı tam ölçekli işgaldi. Ya da batılı medya grupları Rusya’yı Ukrayna’da işgalci konuma düşürmek istediği için bu algı oluşturuldu.

Ancak Rus ordusu özel askeri operasyonun Donbass Bölgesi’ne yapıldığını, amaçlarının Kiev rejimini devirmek olmadığını ve Donbass’ta yaşayan Rus halkının özlük haklarını savunmak olduğunu duyurmuştu. İkinci temel gerekçe ise NATO ve batılı ülkelerin Rusya’ya Ukrayna üzerinden oluşturduğu askeri tehditti.

Rusya Savunma Bakanlığı hemen hemen her yıl düzenli olarak Ukrayna’daki çatışma haline dair raporlar yayınladı. Bu raporlar hala bakanlığın resmi internet sitesinde mevcut. Çatışmanın 2025 yılında da devam edeceği ve batılı ülkelerin Kiev rejimini hem askeri olarak hem de silah desteği anlamında sınırsız desteğine vurgular yapıldı. Bu destekler sürdükçe Rus ordusunun da stratejik hedeflere operasyonlarını sürdüreceğine dikkat çekildi.

Yani aslında Rusya, Kiev’e verilen destek ve NATO’nun Rusya’ya karşı açtığı cepheyi görerek Ukrayna’daki çatışmanın kısa vadeli değil uzun vadeli olacağını zaten görmüştü ve dünya kamuoyuna duyurmuştu. Ancak Rusya’ya karşı enformasyon savaşı yürüten batılı medya kuruluşları, bu raporları duyurmadı. Eğer duyursalardı dezenformasyon planları aksayabilirdi.

Ancak dünyada Rusya karşıtlığının yerini Rusya’ya sempati almaya başladıkça Rus ordusunun raporları da anlaşılmaya başlandı. Artık dünya kamuoyu, Batılı ülkelerin Rusya’nın yakasını bırakması durumunda Ukrayna’daki çatışmanın sonlanacağına inanıyor. Yani tüm dünyada hayal kırıklığı artık Rusya adına değil batılı ülkeler adına oldu. Avrupa ülkelerinin halkları kendi iktidarlarını eleştiriyor, ABD’de halk, Kiev’e verilen desteğin kesilmesini destekliyor ve birçok ülke halkı da Rusya ile tekrar siyasi ve ekonomik olarak ilişkilerin başlamasını istiyor.

Bunda da temel başarının altında Rusya’nın Ukrayna’daki çatışmada sivillere zarar vermemesi, stratejik hedeflerden sapmaması ve insani anlamda başarılı politikalar yürütmesidir. Ancak bunun aksine Kiev rejiminin nükleer ve termik santralleri hedef alması, barajları hedef alması, Rus topraklarına terör saldırıları düzenlemesi antipati oluşturdu. Dünya kamuoyunda artık büyük bir kısım, Rusya’nın işgalci olmadığını ve meşru haklarını savunduğunu düşünüyor.

Rusya’nın ayrıca diplomatik çözüme de kapıyı açık tutması, bu çözüm yolunda da diretmesi Rusya’ya olan desteği daha da arttırıyor.

Ukrayna’da Rusya’ya karşı büyük bir cephe açan NATO ve batılı ülkeler, bu cephede kaybettiler. Şu an tam anlamıyla bunun paniğini yaşıyorlar.

Rusya’yı cezalandırmak yerine kendi halklarını enerji ve enflasyonla cezalandıran Avrupa ülkeleri yeni bir politika üretemiyor.

Rusya’ya karşı artık büyük bir cephe açılması pek olası görülmüyor. Rusya, Ukrayna’daki büyük cepheyi bertaraf etti. NATO ve batılı ülkeler, askeri olarak Ukrayna’da Rus ordusuna karşı üstünlük sağlayamadı.

Ancak Rusya’ya karşı yeni mikro cepheler açmak için yeni planları mutlaka olacaktır.

En zayıf halka olarak gördükleri Moldova’da, Rusya’ya karşı büyük bir politik çabaları var. Askeri ve ekonomik olarak da Moldova’yı besliyorlar.

Aynı zamanda en büyük mikro cephe yine Gürcistan olabilir. Her ne kadar politik krizlerin sürekli olarak patlak verdiği Gürcistan’da şu an sular durgun görünse de batılı ülkeler kendilerine yandaş bir güçlü hükümet için derin bir istihbarat çalışması yapıyor. Yani Gürcistan’ın iç işlerine müdahale eden bir Batı’dan bahsediyoruz.

Gürcistan onlar için en önemli kapı. Çünkü her zaman Rusya’yı Kuzey Kafkasya üzerinden parçalayabileceklerini düşündüler. Tarihe takılı kaldılar. Ancak buğulu gözleriyle bakarken Kuzey Kafkasya’da halkın Rusya ile birlikte var olma ilkelerini göremediler. Hala da göremiyorlar. Bu yüzden Gürcistan’a hem NATO hem de batılı ülkeler hala askeri ve ekonomik yatırımlar yapıyor.

Tek amaçları burada 2008 yılında açılmaya çalışılan cepheyi tekrar açmak. O cepheyi Rusya o dönem açtırmamıştı. Ancak buranın hala bir cephe olduğunu unutmamak gerekir. Ancak şimdilik bu cephe, mikro cephe olarak görülüyor. Dönem dönem Gürcistan ile Abhazya karşı karşıya getirilmeye çalışılacaktır. İşte böyle bir duruma Rusya’nın kayıtsız kalamayacağı da bilinen bir şey.

Bahsettiğim mikro cephelerin yanı sıra Rusya ile müttefik ülkelerde de politik krizlere karşı dikkatli olunmalı. Belarus’ta yeniden iç karışıklık çıkarmak için büyük ölçekli çalışmalar yürütülüyor. Daha birkaç yıl önce Lukaşenko karşıtları Batılı ülkelerden aldıkları desteklerle büyük bir ayaklanma gerçekleştirdi. Yine aynı şekilde Kazakistan. Kırgız – Tacik çatışmasının körüklenmesi için tekrar fitil ateşlenebilir. Bunlar doğrudan Rusya’yı ilgilendiren krizler olabilir.

Ukrayna’daki cephede başarısız olan batılılar, sil baştan olarak tekrar Rusya’yı farklı yollardan zayıflatma politikaları yürütecektir.

Orta Doğu’da Rusya’ya müttefik her ülkeye yapılan saldırıları hatırlıyoruz. Şu anda da İran’a karşı büyük bir saldırı var.

Hedefin Rusya olduğunu görmek gerekir. Batılılar, Rusya’ya karşı birçok ülkeyi kışkırtmaya devam edecek. Ukrayna’da başaramadıkları şeyi tekrarlayacaklar. Bundan da asla vazgeçmeyecekler.

Keşke bunlar benim öngörüm olsa. Bunlar batılı ülkelerin stratejik raporlarında da yazıyor. Planları işliyor.

Bu nedenle soğuk savaş döneminin sonlandığını, aktif çatışma döneminin yaşandığını bunun aktif savaşa dönüşmemesi gerektiğini anlamak gerek.

Erhan Kuadzba, dikGAZETE.com


© Dikgazete.com