menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Avrasya vektörü: WEF neden Türkiye için tarihi perspektifler açıyor?

4 0
previous day

Avrasya vektörü: WEF neden Türkiye için tarihi perspektifler açıyor?

1 Eylül’de Vladivostok’ta, Rus Adası’ndaki Uzak Doğu Federal Üniversitesi kampüsünün modern alanında, XI. Doğu Ekonomik Forumu (DEF) çalışmalarına başlıyor. Bu büyük ölçekli olay, uzun zamandır münhasıran bölgesel Rus gündeminin çerçevesini aşmış ve tüm Avrasya ve Asya-Pasifik Bölgesi (APR) alanında ekonomik, lojistik ve teknolojik bağlantılar kurmak için kilit küresel merkezlerden biri haline gelmiştir. Küresel ticaret mimarisinin dönüşümü, tedarik zincirlerinin yeniden yapılandırılması ve yeni büyüme noktalarının aranması koşullarında, WEF uluslararası iş birliğinin ana barometresi ve trendlerin oluşturucusu olarak öne çıkmaktadır.

Geleneksel olarak Doğu ile Batı, Kuzey ile Güney arasında en önemli köprü rolünü oynayan Türkiye Cumhuriyeti için, mevcut forum stratejik bir ilgi taşımaktadır. Artan ekonomik entegrasyon, iddialı ulaşım ve lojistik projeleri ile bağımsız oyuncuların küresel pazardaki rolünün yeniden değerlendirilmesi, Rusya’nın Uzak Doğu’sunu ve Arktik bölgesini Türk iş dünyası, yatırımcılar ve uzman topluluğu için cazip destinasyonlar haline getirmektedir.

Vladivostok ufukları: Küresel ölçek ve önceliklerin dönüşümü...

Doğu Ekonomik Forumu, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı’nın kararnamesiyle 2015 yılında, Uzak Doğu’nun ekonomik kalkınmasını teşvik etmek ve Asya-Pasifik bölgesinde uluslararası işbirliğini genişletmek amacıyla kurulmuştur.  Geçen yıllar boyunca forum, en yüksek etkinliğini kanıtlamıştır. Vladivostok, dünyanın dört bir yanından devlet liderleri, en büyük şirketler, önde gelen uzmanlar, bilim insanları ve medya sektörü temsilcileri için bir çekim merkezi haline geldi.

Yaklaşan etkinliğin ölçeği etkileyici…

Dünyanın onlarca ülkesinden binlerce delege, dünya ekonomisinin geleceğini, doğu Rusya bölgelerinin yatırım potansiyelini, teknolojik bağımsızlığı, enerji güvenliğini ve finansal işbirliğini tartışmak üzere tartışma platformlarında bir araya gelecek.

Bugün Rusya’nın Uzak Doğu’su artık sadece uzak bir hammadde bölgesi değil, yatırımcılar için benzeri görülmemiş tercihli rejimler (Öncü Kalkınma Bölgeleri ve Vladivostok Serbest Limanı gibi), büyük ölçekli altyapı projeleri ve muazzam bir kaynak potansiyeline sahip, dinamik olarak gelişen bir ekonomik merkezdir. Bu süreçlere entegrasyon, stratejik ve uzun vadeli düşünmeye hazır olan yabancı ortaklar için benzersiz fırsatlar sunmaktadır.

Doğu’da Türk vektörü: Jeoekonomik sinerji ve pragmatizm...

Türkiye ve Rusya, onlarca yıldır ulusal çıkarlara saygı ve ekonomilerin derin bir şekilde birbirini tamamlamasına dayanan pragmatik, karşılıklı yarar sağlayan bir ortaklık örneği sergilemektedir. Son yıllarda, küresel finans ve ulaşım piyasalarında benzeri görülmemiş bir baskının yaşandığı bir dönemde, Ankara ve Moskova ekonomik diyaloglarının sürdürülebilirliğini sürekli olarak kanıtlamaktadır.Ancak geleneksel olarak........

© Dikgazete.com