menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tahakkümün starlarına karşı ışığın starı: Tarkan

25 0
19.01.2026

Şükür Tarkan konser verdi de ülkece kanıksanmış, kademeli mutsuzluğumuza küçük bir mola verdik. Tıkanan yaşam hevesimizde bir pencere açıldı, mutluluk yanımızdan değil, aramızdan geçti.

Her gün kendi imkânlarımızla kazıyarak yarattığımız bireysel ya da pek az kişiyle paylaşılabilen sevinçlerden değildi bu. Tarkan kısa süreliğine de olsa bir kolektif mutluluk, umut alanı yaratabilen nadir sanatçılarımızdan. Bu nedenle de megastar ama megalığının da starlığının da tek nedeni bu değil.

Megastar, çünkü bir konserde birkaç kuşağı coşkuyla yan yana getirebiliyor. Gerçek starların çoğu gibi, pek çok insan için güçlü bir hayranlık imgesi sunuyor ama tapınılacak, gücüyle ezip yok etme potansiyeline sahip bir imge değil bu. Dostane, eşitlikçi, kapsayıcı.

Çok güçlü bir ışık yayıyor ama ışığı kör etmiyor, etrafını da aydınlatıyor. Yaş aldığını inkar etmese de yaş aldıkça acılaşmıyor, içinin ışıltısı yüzüne vurmaya devam ediyor.

Genç kalmanın bir sırrı varsa budur herhalde: İç ışığını ve bakıştaki daima genç yargısızlığı koruyabilmek. Benim sevdiğim megastarların çoğu gibi, kuşatıcı cazibesine rağmen hem yaşsız hem de cinsiyetler ötesi.

Bizde aşırı ünün felaket bir döngüsü var: Ünle birlikte gelen statü ve ayrıcalıklar kişileri daha bilge, komplekssiz, müdanasız ve korkusuz kılacağı yerde tiranlaştırıyor. Kaybetme korkusu onca sevilmenin ve imkânın yarattığı ışıltının üstünü yersiz bir pas tabakası gibi kaplıyor.

Tarkan’ı işte o gidişatı belli, güçlendikçe üstümüze daha çok basacak ‘errkkekk star’ olmadığı için de seviyoruz çoğumuz. Bizden aldığını bize ödetmiyor, ışıltılı benliğinden süzüp cömertçe geri ‘dağıtıyor‘. Sevilmenin, alkışlanmanın üstüne oturulacak bir kuluçka taht olmadığını, mutluluk gibi gücün de paylaşıldıkça çoğalacak bir şey olduğunu biliyor çünkü.

Tarkan’ın neden gerçek bir star olduğu hakkında birkaç kez yazmıştım daha önce de: Salt ekmeğinin peşinde olmayıp toplumsal konularda suya sabuna dokunan, popülerlikle vicdanı bir arada tutabilen çok az sanatçıdan biri oluşu… Nazik ve sevecen oluşu…

Hayatımıza bu konudaki bütün ‘Kendini iyi hisset‘ zırvalıklarından önce giren şarkısında dediği gibi ‘başkası olmayıp kendi oluşu‘ ve uzun yıllar boyunca zarifçe kendisi kalabilmesi… Her nevi Alfalık imkanına sahip olduğu halde kameralara çemkirmemesi, bir kadına, bir erkeğe, bir canlıya kötü davranırken görüntülenmemiş olması…

Yani şüphesiz ‘yıldızların yapıldığı maddeden‘ ama aynı zamanda da ‘iyi bir insan‘ oluşu…

Tarkan son konserinde de yine starlığını yaptı. Playback mi değil mi diye tartışılacak hiçbir ‘büyübozum‘cu fısıltıya yer bırakmayacak........

© Diken